Vergilendirme ile ilgili bilgi almak istediğiniz yatırım ürünü seçiniz:

 

Menkul Kıymetlerden Elde Edilen Vergilerin Değerlendirilmesi:

HİSSE SENEDİ TEMETTÜ GELİRİ

Tam mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Tam mükellef kurumlardan (1(*)) elde edilenler kurumlar vergisinden istisna. (KVK 5/1-a)
- Dar mükellef kurumlardan (1(**)) elde edilenlerden Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-b bendindeki şartların yerine getirilmesi halinde kurumlar vergisinden istisna olur.

Dar mükellef kurum

- Kar dağıtımı yapan kurum tarafından % 15 oranında stopaj yapılır. (6)
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- Kar dağıtımı yapan kurum tarafından % 15 oranında stopaj yapılır. (6)
- Tam mükellef kurumlardan elde edilen temettü gelirinin (stopaj öncesi) yarısının, varsa tevkif suretiyle vergilendirilmiş diğer menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile birlikte toplam tutarının beyan sınırını (2007 yılı için 19.000 TL) aşması halinde, temettü gelirinin yarısı yıllık beyanname ile beyan edilir. (10) (Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 62. maddesinde belirtilen kazançlar hariç (11))
- Bu durumda, temettüyü dağıtan kurum tarafından yapılan stopajın tamamı beyanname üzerinde hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir.

Dar mükellef gerçek kişi

- Kar dağıtımı yapan kurum tarafından % 15 oranında stopaj yapılır. (6)
- Beyan edilmez.

HİSSE SENEDİ ALIM SATIM KAZANCI

(01.01.2006 tarihinden ÖNCE iktisap edilmiş hisse senetleri)

Tam mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi (12).
-Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e bendindeki şartların yerine getirilmesi halinde, kazancın % 75’i kurumlar vergisinden istisna olur.

Dar mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi (12) (17)
- Kurumlar vergisi sonrası kalan tutar % 15 oranında gelir vergisi stopajına tabidir. (6)
- Kur farkından doğan kazançlar vergiye tabi değil.

Tam mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- İvazsız olarak iktisap edilenler, İMKB’de işlem görenlerden 3 aydan fazla elde tutulanlar ile İMKB’de işlem görmeyenlerden tam mükellef kurumlara ait olan ve 1 yıldan fazla elde tutulanlar, vergiye tabi değil. (13)
- Kazancın safi tutarının hesaplanması sırasında, iktisap bedeli, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere ÜFE artış oranıyla endekslenebilir.
- Enflasyon indirimi uygulanmaz.
- Alım satım zararları, alım satım karlarına mahsup edilir. (2)
- Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 2007 yılı için 15.000 TL’yi (3) aşan kısım beyan edilir.(10)

Dar mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- İvazsız olarak iktisap edilenler, İMKB’de işlem görenlerden 3 aydan fazla elde tutulanlar ile İMKB’de işlem görmeyenlerden tam mükellef kurumlara ait olan ve 1 yıldan fazla elde tutulanlar, vergiye tabi değil. (13)
- Kur farkından doğan kazançlar vergiye tabi değil.
- Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 2007 yılı için 15.000 TL’yi (3) aşan kısım beyan edilir. (19)

HİSSE SENEDİ ALIM SATIM KAZANCI

(01.01.2006 tarihinden SONRA iktisap edilmiş hisse senetleri)

Tam mükellef kurum

1) İMKB’de işlem gören ve 1 yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlananlar;
- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e bendindeki şartların yerine getirilmesi halinde, kazancın % 75’i kurumlar vergisinden istisna olur.

2) İMKB’de işlem görenlerden bir yıl ve daha kısa süre içinde elden çıkarılanlar;
- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.

3) Banka ve aracı kurum aracılığı olmaksızın hisse senedi alım satım işlemlerinden sağlanan kazançlar;
- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e bendindeki şartların yerine getirilmesi halinde, kazancın % 75’i kurumlar vergisinden istisna olur.

Dar mükellef kurum

1) İMKB’de işlem gören ve 1 yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlananlar;
- Stopaja tabi değil,
- Beyan edilmez.

2) İMKB’de işlem görenlerden 1 yıl ve daha kısa süre içinde elden çıkarılanlar için stopaj oranı % 0’dır. (5)
- Beyan edilmez.

3) Banka ve aracı kurum aracılığı olmaksızın alım satım işlemlerinden sağlanan kazançlar;
- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi (12) (17).
- Kurumlar vergisi sonrası kalan tutar %15 oranında gelir vergisi stopajına tabidir (6).

Tam mükellef gerçek kişi

1) İMKB’de işlem gören hisse senetlerinden;
- 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanlar stopaja tabi değil. Beyan da edilmez.
- Elde tutma süresi 1 yıl ve daha az ise %10 oranında stopaja tabi. (4) Stopaj nihai vergidir. Beyan edilmez.

2) Banka ve aracı kurumlar vasıtasıyla elde edilmeyen alım satım kazancı (örneğin borsaya kayıtlı olmayan hisse senetleri), Gelir Vergisi Kanunu’nun genel hükümlerine göre beyan edilecektir.
2 yıldan fazla elde tutulan tam mükellef kurumlara ait hisse senetlerinden elde edilen kazançlar istisnadır.

Dar mükellef gerçek kişi

1) İMKB’de işlem gören hisse senetlerinden;
- 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanlar stopaja tabi değil. Beyan da edilmez.
- Elde tutma süresi 1 yıl ve daha kısa ise stopaj oranı % 0’dır. (5)

2) Banka ve aracı kurum vasıtasıyla elde edilmeyen alım satım kazancı (örneğin borsaya kayıtlı olmayan hisse senetleri), Gelir Vergisi Kanunu’nun genel hükümlerine göre beyan edilecektir.

2 yıldan fazla elde tutulan tam mükellef kurumlara ait hisse senetlerinden elde edilen kazançlar istisnadır.

DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU FAİZ GELİRLERİ (TL)

(01.01.2006 tarihinden ÖNCE ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- Stopaja tabi (% 0) (14)
- Kurumlar vergisine tabi. (12)

Dar mükellef kurum

- Stopaja tabi (% 0) (14)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi (% 0) (14)
- Enflasyon indirimi uygulanabilir. (Döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak ihraç edilenlerden elde edilen gelirler hariç). (15)
- Stopaja tabi tutulmuş; diğer menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile birlikte 19.000 TL’lik beyan sınırını (2007 yılı için) aşarsa, enflasyon indirimi sonrası kalan tutarın tamamı beyan edilir. (10)
- 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirleri ile endeksleme sonrası bulunan alım satım kazançları toplamının 2007 yılı için 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna. (16)

Dar mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi (% 0) (14)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU FAİZ GELİRLERİ (TL)

(01.01.2006 tarihinden SONRA ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilecektir.

Dar mükellef kurum

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU ALIM SATIM KAZANÇLARI

(01.01.2006 tarihinden ÖNCE ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)

Dar mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12) (17)
- Kurumlar vergisi sonrası kalan tutar % 15 oranında gelir vergisi stopajına tabidir. (6)
- Kur farkından doğan kazançlar vergiye tabi değil.

Tam mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- Alış bedeli tahvilin elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere her ay için ÜFE artış oranında artırılabilir.
- Enflasyon indirimi uygulanmaz.
- Alım satım zararları, alım satım karlarına mahsup edilir. (2)
- Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 2007 yılı için 15.000 TL’lik (3) istisna tutarını aşarsa, aşan kısım beyan edilir. (10)
- 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinden elde edilen faiz gelirleri ile endeksleme sonrası bulunan alım satım kazançları toplamının 2007 yılı için 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna. (16)
- İstisnadan sonra kalan tutar yıllık beyanname ile beyan edilir. (10)

Dar mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- Kur farkından doğan kazançlar vergiye tabi değil.
- Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 2007 yılı için 15.000 TL’lik (3) istisna tutarını aşarsa, aşan kısım beyan edilir. (19)
- 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu ve Devlet tahvillerinin alım satım kazançlarının 2007 yılı için 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna. (16)

DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU ALIM SATIM KAZANÇLARI

(01.01.2006 tarihinden SONRA ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Ödenen stopaj, beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.

Dar mükellef kurum

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez

T.C. HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI TARAFINDAN İHRAÇ EDİLEN EUROBOND'LARIN FAİZ GELİRLERİ

Tam mükellef kurum

- Stopaj kapsamında değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)

Dar mükellef kurum

- Stopaj kapsamında değil.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- Stopaj kapsamında değil.
- İtfa sırasında oluşan anapara kur farkı gelir sayılmaz.
- Enflasyon indirimi uygulanmaz.
- Elde edilen faiz gelirlerinin, stopaja tabi tutulmuş diğer menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile birlikte 19.000 TL’lik beyan sınırını (2007 yılı için) aşması durumunda, gelirin tamamı beyan edilir.(10)
- 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu, Devlet tahvilleri ile eurobondlardan elde edilen faiz gelirleri ile endeksleme sonrası bulunan alım satım kazançları toplamının 2007 yılı için 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna edilmiştir. (16) (7)

Dar mükellef gerçek kişi

- Stopaj kapsamında değil.
- Beyan edilmez.

T.C. HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI TARAFINDAN İHRAÇ EDİLEN EUROBOND'LARIN ALIM SATIM KAZANÇLARI

(01.01.2006 tarihinden ÖNCE ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)

Dar mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- Alım satım kazancı Türk Lirası bazında hesaplanır.
- İktisap bedeli, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere ÜFE artış oranında artırılabilir.
- Alım satım zararları, alım satım karlarına mahsup edilir. (2)
- 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu, Devlet tahvilleri ile eurobondlardan elde edilen faiz gelirleri ile endeksleme sonrası bulunan alım satım kazançları toplamının 2007 yılı için 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna. (7) (16)
- 26.07.2001 öncesi ihraç edilmiş eurobondlardan elde edilen alım satım kazançlarının, diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 2007 yılı için 15.000 TL’yi (3) aşan kısmı beyan edilir.(10)

Dar mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- Beyan edilmez.

T.C. HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI TARAFINDAN İHRAÇ EDİLEN EUROBOND'LARIN ALIM SATIM KAZANÇLARI

(01.01.2006 tarihinden SONRA ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)

Dar mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.(GVK’nun Geçici 67.maddesi kapsamında)
- Alım satım kazancı Türk Lirası bazında hesaplanır.
- ÜFE artış oranının % 10 veya üzerinde olması şartıyla, iktisap bedeli elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere ÜFE artış oranında artırılabilir.
- Alım satım zararları, alım satım karlarına mahsup edilir. (2)
- Kazancın tutarı ne olursa olsun beyan edilir.

Dar mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- Beyan edilmez.

ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ (TAHVIL, VARLIĞA DAYALI MENKUL KIYMET, FİNANSMAN BONOSU) FAİZ GELİRİ

(01.01.2006 tarihinden ÖNCE ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- %10 stopaja tabi. (18)
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.

Dar mükellef kurum

- %10 stopaja tabi.(18)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- %10 oranında stopaja tabi.(18)
- Enflasyon indirimi uygulanır.(15)
- İndirimden sonraki tutar, stopaja tabi tutulmuş; diğer menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile birlikte 19.000 TL’lik beyan sınırını (2007 yılı için) aşarsa, enflasyon indirimi sonrası kalan tutarın tamamı beyan edilir.(10)
- Kesinti yolu ile ödenen stopaj (% 10) beyanname üzerinde hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir.

Dar mükellef gerçek kişi

- %10 oranında stopaja tabi.(18)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ (TAHVIL, VARLIĞA DAYALI MENKUL KIYMET, FİNANSMAN BONOSU) FAİZ GELİRİ

(01.01.2006 tarihinden SONRA ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.

Dar mükellef kurum

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ (TAHVİL, VARLIĞA DAYALI MENKUL KIYMET, FİNANSMAN BONOSU) ALIM SATIM KAZANÇLARI

(01.01.2006 tarihinden ÖNCE ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi (% 20).

Dar mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12) (17)
- Kurumlar vergisi sonrası kalan tutar % 15 oranında gelir vergisi stopajına tabi. (6)
- Kur farkından doğan kazançlar vergiye tabi değil.

Tam mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- Alış bedeli elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere ÜFE artış oranında artırılabilir.
- Enflasyon indirimi uygulanmaz.
- Alım satım zararları, alım satım karlarına mahsup edilir. (2)
- Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 2007 yılı için 15.000 TL’lik (3) istisna tutarını aşan kısım beyan edilir.(10)

Dar mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- Kur farkından doğan kazançlar vergiye tabi değil.
- Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 2007 yılı için 15.000 TL’lik (3) istisna tutarını aşan kısım beyan edilir. (19)

ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ (TAHVİL, VARLIĞA DAYALI MENKUL KIYMET, FİNANSMAN BONOSU) ALIM SATIM KAZANÇLARI

(01.01.2006 tarihinden SONRA ihraç edilmiş olanlar)

Tam mükellef kurum

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.

Dar mükellef kurum

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

REPO GELİRLERİ

Tam mükellef

- %15 oranında stopaja tabi.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.

Dar mükellef kurum

- %15 oranında stopaja tabi.
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- %15 oranında stopaja tabi.
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- %15 oranında stopaja tabi.
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

MEVDUAT FAİZLERİ
(TL ve DTH)

Tam mükellef kurum

- Vadeye bakılmaksızın % 15 oranında stopaja tabi.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.

Dar mükellef kurum

- Vadeye bakılmaksızın % 15 oranında stopaja tabi.
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- Vadeye bakılmaksızın % 15 oranında stopaja tabi.
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- Vadeye bakılmaksızın % 15 oranında stopaja tabi.
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

MENKUL KIYMET YATIRIM FONU KATILMA BELGELERİNDEN ELDE EDİLEN KAR PAYLARI

Tam mükellef kurum

- 01.10.2006 tarihinden itibaren % 10 oranında stopaja tabi. (4) (8)
- Kurumlar vergisine tabi. (12) (20)
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.
- Sürekli olarak portföyünün en az % 51’i İMKB’de işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının, bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar üzerinden stopaj yapılmaz.

Dar mükellef kurum

- 01.10.2006 tarihinden itibaren stopaj oranı % 0. (5) (8)
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- 01.10.2006 tarihinden itibaren % 10 oranında stopaja tabi. (4) (8)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.
- Sürekli olarak portföyünün en az % 51’i İMKB’de işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının, bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar üzerinden stopaj yapılmaz. Bu gelirler beyan da edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- 01.10.2006 tarihinden itibaren stopaj oranı % 0. (5) (8)
- Beyan edilmez.

OFFSHORE MEVDUAT FAİZ GELİRLERİ

Tam mükellef kurum

- Mevduat yurt dışında yapıldığından stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi. (12)

Dar mükellef kurum

- Stopaja tabi değil.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- Mevduat yurt dışında yapıldığından stopaja tabi değil.
- Elde edilen faiz gelirinin 900 TL’lik beyan sınırını (2007 yılı için) aşması halinde, gelirin tamamı gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilir.(10)

Dar mükellef gerçek kişi

- Stopaja tabi değil.
- Beyan edilmez.

BORSA YATIRIM FONLARI KATILMA BELGELERİNİN ALIM SATIM KAZANÇLARI

Tam mükellef kurum

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Kurumlar vergisine tabi. (12).
- Ödenen stopaj beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.

Dar mükellef kurum

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Tam mükellef gerçek kişi

- %10 oranında stopaja tabi. (4)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- % 0 oranında stopaja tabi. (5)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

VADELİ İŞLEM VE OPSİYON İŞLEMLERİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLAR

(01.01.2006 tarihinden SONRA yapılan işlemlere ilişkin kazançlar için)

Tam mükellef kurum

1)VOB’ta yapılan işlemler % 0 oranında stopaja tabi. (9)
- Kurumlar vergisine tabi (12).

2) VOB dışında gerçekleşen işlemler stopaja tabi değil.
- Kurumlar vergisine tabi (12).

Dar mükellef kurum

1) VOB’ta yapılan işlemler % 0 oranında stopaja tabi.
- Stopaj nihai vergidir.
- Kazanç beyan edilmez.

2) Banka ve benzeri finans kurumları dışındakilerin VOB dışında banka ve aracı kurum aracılığıyla yaptıkları işlemlerden elde ettikleri kazançları % 0 oranında stopaja tabidir.

3) Banka ve benzeri finans kurumlarının VOB dışında banka ve aracı kurum aracılığıyla yaptıkları işlemlerden elde ettikleri kazançlar stopaja tabi değil. Genel hükümler uygulanır.

Tam mükellef gerçek kişi

1) VOB’da yapılan işlemlerden elde edilenler % 0 oranında stopaja tabidir. (9)
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

2) VOB dışında banka ve aracı kurum aracılığıyla yapılanlar %10 stopaja tabidir.
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.

Dar mükellef gerçek kişi

- VOB’da ve VOB dışında banka ve aracı kurum aracılığıyla yapılan işlemlerden elde edilenler kazançlar % 0 oranında stopaja tabi.
- Stopaj nihai vergidir.
- Beyan edilmez.


AÇIKLAMALAR

(1) (*) Tam mükellefler: İkametgâhı Türkiye'de olanlar, bir takvim yılı içerisinde Türkiye'de devamlı olarak 6 aydan fazla oturanlar (Geçici olarak yurt dışına çıkmaları Türkiye’de oturma süresini kesmez), tam mükellef sayılmaktadır. Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler ise dar mükellef olarak sayılmaktadır.
Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye’ye gelen iş, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benzeyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadıyla gelenler; tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye’de alıkonulmuş veya kalmış olanlar altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye’de yerleşmiş sayılmazlar.
Tam mükellefler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefler ise sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir.
(**) Dar mükellef kurumlara ilişkin açıklamalarımız, Türkiye’de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellef kurumlar için geçerlidir.

(2) Alım satım zararlarının alım satım kazançlarına mahsup edilmesine ilişkin olarak Kanun’da herhangi bir hüküm yer almamasına rağmen Maliye Bakanlığı basın açıklaması ile söz konusu mahsubun yapılabileceğini belirtmiştir.

(3) Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinde yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı, 259 Seri Nolu Gelir Vergisi Tebliğinde 2007 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 15.000 TL olarak tespit edilmiştir.

(4) 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 23.07.2006 tarihinden geçerli olmak üzere stopaj oranı % 10’a indirilmiştir. Bu tarihten önce uygulanan stopaj oranı % 15’tir.

(5) 5527 sayılı Kanun ile 07.07.2006 tarihinden geçerli olmak üzere stopaj oranı sıfıra indirilmiştir. Bu tarihten önce uygulanan stopaj oranı % 15’tir.

(6) 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 23.07.2006 tarihinden geçerli olmak üzere kar payı stopajı oranı % 15’e çıkarılmıştır. Bu tarihten önce dağıtılmış olan kar payları % 10 oranında stopaja tabidir.

(7) Maliye Bakanlığı tarafından verilen 11.12.2001 tarih ve 066321 sayılı muktezada, eurobondlardan elde edilen gelirlerin de GVK geç. 59. maddede yer alan istisnadan yararlanabileceği belirtilmiştir. 258 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde de Maliye Bakanlığı bu görüşünü teyit etmiştir.

(8) 5527 sayılı Kanun ile 01.10.2006 tarihinden itibaren, menkul kıymet yatırım fonlarının (MKYF) vergileme sisteminde değişiklik yapılmıştır. Buna göre 30.09.2006 tarihine kadar MKYF’larının portföy işletmeciliği kazancı üzerinden stopaj yapılırken, 01.10.2006 tarihinden itibaren portföy işletmeciliği kazancı üzerinden stopaj yapılmayacak, MKYF katılma belgelerinin fona iadesinden sağlanan kazançlar üzerinden stopaj yapılacaktır.
Geçici 67. madde ve 2006/10731 sayılı BKK uyarınca, MKYF’larının 01.01.2006-22.07.2006 dönemine ilişkin portföy işletmeciliği kazancı üzerinden % 15 oranında, 23.07.2006-30.09.2006 dönemine ilişkin portföy işletmeciliği kazancı üzerinden % 10 oranında, 01.10.2006-31.12.2006 dönemine ilişkin portföy işletmeciliği kazancı üzerinden ise % 0 (sıfır) oranında stopaj yapılacaktır. Yatırımcılar tarafından 01.01.2006-30.09.2006 döneminde MKYF katılma belgelerinin fona iadesinden bir kazanç elde edilmesi durumunda, bu kazanç üzerinden stopaj yapılmayacak, söz konusu işlemin 01.10.2006 tarihinden sonra gerçekleştirilmesi durumunda ise elde edilen kazanç üzerinden, kazancın sağlanmasına aracılık eden banka veya aracı kurum tarafından % 10 (dar mükelleflerde % 0) oranında stopaj yapılacaktır.

(9) 04.04.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5615 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile, GVK’nun Geçici 67 nci maddesinin (GVK’nun Geçici 67.maddesi kapsamında) numaralı fıkrasında yer alan "2006 yılında" ibaresi "31/12/2008 tarihine kadar" olarak değiştirilmiştir. Bu nedenle, Türkiye’de kurulu vadeli işlem ve opsiyon borsalarında 2008 yılı sonuna kadar yapılan işlemlerden elde edilen kazançlar için tevkifat oranı sıfır olarak uygulanacaktır.

(10) Gelir Vergisi Oranları

2007 yılında gerçek kişilerin gelirlerinin vergilendirilmesinde kullanılacak gelir vergisi tarifesi, 259 Seri No.lu GVK Genel Tebliğ ile, aşağıdaki gibi belirlenmiştir.

Gelir Dilimi (TL)

Vergi Oranı (%)

7.500 TL'ye kadar

15

19.000 TL'nin 7.500 TL'si için 1.125 TL, fazlası

20

43.000 TL'nin 19.000 TL'si için 3.425 TL, fazlası

27

43.000 TL'den fazlasının 43.000 TL'si için 9.905 TL, fazlası

35

Yukarıdaki tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tutulmuş olan; menkul sermaye iratları beyana tabi değildir.

(11) 4842 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle GVK’na eklenen Geçici 62 nci madde hükmü uyarınca, 31.12.1998 ve önceki tarihlerde sona eren hesap dönemleri karlarının dağıtımından elde edilen kar payları gelir vergisinden istisnadır.

Aynı madde hükmü ile, gerçek kişilerce 31.12.2002 tarihinden önce sona eren hesap dönemlerine ilişkin olup vergiden istisna edilen kazançlar ile GVK’nun Geçici 61 inci maddesi hükmü çerçevesinde, eski teşvik belgeleri kapsamında yatırım indiriminden yararlandırılan kazançlardan dağıtılan temettülerden elde edilen kar payının net tutarına elde edilen kar payının 1/9’u eklendikten sonra bulunan tutarın yarısı vergiye tabi gelir olarak dikkate alınır. Bu gelirler ile ilgili olarak yıllık beyanname verilmesi halinde, beyannameye intikal ettirilen tutarın 1/5 i beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir.

(12) 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32 inci madde hükmü uyarınca Kurumlar Vergisi oranı %20’dir.

(13) Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80 inci maddesi hükmünün 31.12.2005 tarihinde geçerli olan hükmü uyarınca, ivazsız olarak iktisap edilenler, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören hisse senetlerinden üç aydan daha fazla süre elde tutulanların alım satımından sağlanan kazançlar gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. Aynı madde hükmü ile ayrıca, tam mükellef kurumlara ait olup bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin alım satımından sağlanan kazançlar da gelir vergisinden istisna tutulmuştur. İlgili madde hükmü 1.1.2006 tarihinden itibaren 5281 Sayılı Kanun ile değiştirilmiş olup, 31.12.2005 tarihinde geçerli olan hüküm 1.1.2006 tarihinden önce iktisap edilmiş hisse senetlerini için yürürlüktedir.

(14) 01.10.1998-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine Bonosu ve Devlet Tahvilleri faiz gelirleri ile, TKİ ve KOİ tarafından çıkarılan menkul kıymetlerin faiz gelirleri üzerinden yapılacak stopaj oranı %0’dır.

(15) İndirim Oranı  =

Yeniden Değerleme Oranı

 

Devlet Tahvili Hazine Bonosu İhalelerindeki Ortalama Bileşik Faiz

Bu oran her yıl Maliye Bakanlığı’nca ilan edilmektedir.

Menkul kıymet alım-satım kazançları ile döviz cinsinden, dövize veya başka bir değere endeksli tahvillerden elde edilen faiz gelirleri için indirim oranı uygulanmaz.
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi kapsamında 01.01.2006’dan itibaren geçerli olan vergileme rejimi uyarınca, enflasyon indirimi uygulamasına sadece 01.01.2006’dan önce ihraç edilmiş olan tahvillere ilişkin olarak elde edilen menkul sermaye iratları (kupon faizi ve itfa gelirleri) için devam edilmektedir.
(16) Gelir Vergisi Kanunu’nun 5281 sayılı Kanun ile değişik Geçici 59 uncu madde hükmü ile, 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerinden (Eurobondlar dahil) elde edilen faiz gelirleri ve bunların alım satımından sağlanan kazançları toplamının 2001 yılında 50.000 TL’si, izleyen yıllarda da, bu tutarın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle bulunacak tutara kadar olan kısmı (2007 yılında 205.994,16 TL), 2007 yılı sonuna kadar, gelir vergisinden istisna edilmiştir.

(17) Dar mükellef kurumların, Türkiye’de elde ettikleri kazançlar sadece menkul kıymet alım satımından ibaret ise alım satım kazancı yabancı kurum veya Türkiye’de namına hareket eden kimse tarafından kazancın elde edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde özel beyanname ile beyan edilir.

(18) Bu stopaj hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir. Dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için söz konusu stopaj nihai vergidir. Tam mükellef gerçek kişilerin, gelir vergisi beyannamesi vermeleri halinde, stopajın indirim oranı uygulandıktan sonra kalan kısmı hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir, beyanname verilmemesi halinde stopaj nihai vergi olur.

(19) Dar mükellef gerçek kişilerin menkul kıymet alım satım kazançları ve stopaja tabi tutulmamış olan menkul sermaye iratları, daimi temsilcileri ya da yabancı kişiye kazanç sağlayanlar tarafından (15) gün içinde münferit beyanname ile beyan edilmesi gerekir.

(20) Portföyünün en az %51’i Türkiye’deki şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının katılma belgeleri alış bedeliyle, diğer yatırım fonu katılma belgeleri ise borsa rayici ile değerlenir.

A-MEVDUAT FAIZLERI
A-i) Genel Açıklama
A–ii) Vergi Kesintisi
B- KIYI BANKACILIĞI (OFF-SHORE) KAPSAMINDA ELDE EDİLEN MEVDUAT FAİZLERİ
C- YURT DIŞINDAKİ BANKALARDAN ELDE EDİLEN MEVDUAT FAİZLERİ
D- MEVDUAT FAİZİNİN BİR TİCARİ İŞLETME BÜNYESİNDE ELDE EDİLMESİ

A - Mevduat Faizleri
A-i) Genel Açıklama
2007 yılında elde edilen mevduat faizleri vadesi ne olursa olsun, bir diğer ifadeyle vadeye bakılmaksızın %15 oranında stopaja tabidir ve stopaja tabi tutulan bu gelirler beyan dışı bırakılmıştır. Bu gelirlerin beyan edilmemesi, gelirlerden vergi kesintisi yapılmış olması şartına bağlıdır. Mevduat faizlerinin, vadeli, vadesiz, Türk Lirası veya döviz cinsinden olması durumu değiştirmez, mevduat faizinin tutarı da önemli değildir. Sadece mevduat faizi elde eden kişilerin, yıllık gelir vergisi beyannamesi vermelerine gerek bulunmamaktadır. Mevduat faizinin birkaç türünün (TL, döviz, vadeli, vadesiz) birlikte elde edilmesi durumunda da vergi beyannamesi verilmeyecektir.
Herhangi bir gelir (örneğin; serbest meslek kazancı) nedeni ile beyanname verilmesi halinde de mevduat faizleri, bu gelirler için verilen beyannameye dahil edilmeyecektir. Mevduat faizinin aile fertlerinden bir veya birkaçının birlikte (ortak hesaptan) veya ayrı ayrı elde etmesi durumu değiştirmeyecektir. Mevduat faizinin bir veya birden fazla bankadan elde edilmiş olması da önemli değildir. Diğer gelirlerin beyanname verme sınırlarının tespitinde mevduat faizleri dikkate alınmayacaktır. Özetle; bu gelirler 2007 yıllında gelir vergisi kesintisi yapılmış olmak şartı ile her surette bildirim ve beyanname dışı tutulacaktır.
Örnek
Bay A aşağıdaki stopaj yolu ile vergilendirilmiş mevduat faiz gelirlerini elde etmiştir:
- Vade sonu 01.12.2007 olan (X) bankasındaki hesabından 1.995 TL,
- Vade sonu 11.11.2007 olan döviz tevdiat hesabının bulunduğu (Y) bankasından 40.000$
Bay A yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyecektir. Beyanı gereken başka bir gelirinin olması halinde de (örneğin serbest meslek kazancı, gayrimenkul sermaye iradı vs.) mevduat faizleri, yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmeyecektir.

A –ii) Vergi Kesintisi
Mevduat faizleri, kesinti suretiyle vergilendirilmektedir. Stopaj oranı %15’tir.
Mevduat sahibinin faiz elde etmesi sırasında mevduatı kendisine sağlayan banka tarafından vergi kesintisi yapılır. Kesilen vergi, takip eden ayın 26'sına kadar vergi dairesine banka tarafından yatırılır. Mevduat faizlerinden yapılan bu vergi kesintisi gerçek kişiler açısından nihai vergi niteliğindedir.
Mevduatın vadesi ne olursa olsun stopaj oranı %15 olarak uygulanmaktadır.
B - KIYI BANKACILIĞI (OFF-SHORE) KAPSAMINDA ELDE EDİLEN MEVDUAT FAİZLERİ
Bu gelirler %15 oranında stopaj yoluyla vergilendirilmediğinden beyan edilecek olup, elde edilen faiz gelirinin 900 TL’yi aşması halinde, gelirin tamamı beyan edilecektir. Faiz gelirinin TL veya döviz cinsinden olması beyan sınırını etkilemeyecektir.
Elde edilen faiz gelirinin 900 TL’yi aşması halinde tamamı beyan edilecektir. Döviz cinsinden elde edilen faiz gelirinin tutarı, vade günündeki TC. Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru ile döviz faiz tutarının çarpımı sonucu bulunacaktır.
Ayrıca, 900 TL’lik beyan sınırının hesabında, bir takvim yılı içerisinde elde edilen ve tevkifata veya istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarının toplamının dikkate alınması gerekmektedir.
C - YURT DIŞINDAKİ BANKALARDAN ELDE EDİLEN MEVDUAT FAİZLERİ
Bu gelirler %15 oranında stopaj yoluyla vergilendirilmediğinden beyan edilecek olup, elde edilen faiz gelirinin 900 TL’yi aşması halinde, gelirin tamamı beyan edilecektir. Faiz gelirinin TL veya döviz cinsinden olması beyan sınırını etkilemeyecektir.
Döviz cinsinden elde edilen faiz gelirinin tutarı, vade günündeki TC. Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru ile döviz faiz tutarının çarpımı sonucu bulunacaktır.
Ancak unutulmamalıdır ki, yurt dışından elde edilen gelirler için mahallinde bir vergi ödenmiş ise, yurt dışında ödenen vergiler beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir.
Ayrıca, 900 TL’lik beyan sınırının hesabında, bir takvim yılı içerisinde elde edilen ve tevkifata veya istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarının toplamının dikkate alınması gerekmektedir.

D - MEVDUAT FAİZİNİN BİR TİCARİ İŞLETME BÜNYESİNDE ELDE EDİLMESİ
Mevduat faizleri bir ticari işletme bünyesinde elde edilmiş ise mevduat faizleri (vergi tevkifatı yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın), ticari işletme kazancı içinde yer alacaktır.
Örneğin; sanayi imalatı yapan firma, kasasında atıl duran bir parayı bankada vadeli mevduat şeklinde değerlendirirse, buradan elde edilen faiz geliri artık menkul sermaye iradı olmayacak ve firmanın ticari kazancı içerisinde değerlendirilecektir.
Söz konusu iratlar üzerinden yapılan %15 oranındaki vergi kesintisi, yıllık beyannamede hesaplanan vergiden GVK'nın 121. ve KVK’nın 34. maddesine göre mahsup edilecektir. Yapılan mahsuplara rağmen artan bir tutar varsa, mükellefin vadesi gelmiş diğer vergi borçlarına mahsup edilecek veya bir yıl içinde (vergi dairesi tarafından bu durum yazı ile ilgili kişi ve kuruma bildirildikten sonra süre işlemeye başlar) mükellefe iade edilecektir.

A- KAR PAYLARININ VERGILENDIRILMESI
B- ÖZEL FİNANS KURUMLARINDAN (ÖFK) ELDE EDİLEN KAR PAYLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

A- KAR PAYLARININ VERGİLENDİRİLMESİ:
GVK'nın 75. maddesi kar payı olan çeşitli gelirleri, tereddüte yol açılmaması için tek tek belirtilmiştir. Madde hükmüne göre;
1. Her nevi hisse senetlerinin kar payları (kurucu hisse senetleri ve diğer intifa senetlerine verilen kar payları ve pay sahiplerine hazırlık dönemi için faiz olarak veya başka adlarla yapılan her türlü ödemeler ile Sermaye Piyasası Kanunu'na göre kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kar payları dahil.)
2. İştirak hisselerinden doğan kazançlar (limited şirket ortaklarının, iş ortaklıklarının ortakları ve komanditerlerin kar payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile muamelelerden doğan karların ortaklara, kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde dağıtımı, kazanç dağıtımı sayılmaz.)
3. Kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar payları
menkul sermaye iradı sayılmıştır.
4842 sayılı Kanun ile uyarınca her nevi hisse senedi kar payının yarısı gelir vergisinden istisna edilmektedir. Ancak istisna edilen tutar üzerinden GVK’nun 94. maddesi uyarınca tevkif edilen vergi, kar payının yıllık beyanname ile beyan edildiği durumlarda, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir.

Hisse senetlerinden sağlanan kar paylarının vergilendirilmesi, 2007 yılı gelirleri için diğer menkul sermaye iratları ile birlikte 19.000 TL olarak tespit edilen parasal sınırın aşılıp aşılmadığına bağlı olacaktır. Belirtilen sınırın aşılması halinde kar payının beyanı gerekmektedir.
Kurumlar vergisi mükelleflerinin 31.12.1998 tarihinden önce sona eren hesap dönemleri ile ilgili kazançlarının dağıtılması halinde, bu tutarlar gerçek kişiler yönünden gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Kurumların 01.01.1999-31.12.2002 tarihleri arasında sona eren hesap dönemleri ile ilgili vergiden istisna edilmiş kazançlarının ve GVK’nun 61. maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulmuş yatırım indiriminden yararlandırılmış kazançlarının dağıtımı halinde ise, gerçek kişilerce elde edilecek kar paylarının net tutarına elde edilen kar payının 1/9’u eklenecek ve bulunacak tutarın yarısı vergiye tabi gelir olarak dikkate alınacaktır. Bu gelirlerle ilgili yıllık beyanname verilmesi halinde, beyannamede gösterilen tutarın 1/5’i hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Ancak, bu kapsamda değerlendirilecek kar payları için, GVK’nun 22 nci maddesinde yer alan kar payının yarısının gelir vergisinden istisna edilmesi uygulanması yapılamayacaktır.

Dar mükellef gerçek kişiler, hisse senetlerinden elde ettikleri kar paylarını beyan etmemektedirler. GVK’nun Geçici 62. maddesinde düzenlenen hükümler hariç olmak üzere dar mükellef gerçek kişiye kar dağıtımı yapan kurumun, dağıtılan kar payı üzerinden %15 oranında stopaj yapması gerekmektedir.
Örneğin; tam mükellef gerçek kişi tarafından 2007 yılında hisse senedinden elde edilen temettü gelirinin toplamı 36.000 TL ise, bu gelir beyan edilmeyecektir. 4842 sayılı kanun uyarınca hisse senetlerinden elde edilen kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edildiği için beyan edilecek gelir 36.000 TL x %50 = 18.000 TL olarak hesaplanacaktır. Bu tutar beyan sınırı olan 19.000 TL’nin altında kaldığı için beyanname verilmeyecektir.
Buna karşılık temettü gelirin tamamı 50.000 TL ise, ½’si olan 25.000 TL’lik kısım beyan edilecektir. Beyan sınırı olan 19.000 TL’yi aştığı için 25.000 TL’nin tamamı beyan edilecektir. 19.000 TL’lik tutar istisna değildir sadece beyan sınırıdır.
Kar payı gelirinin bir veya birden fazla hisse senedinden veya birden fazla kaynaktan elde edilmiş olması önemli değildir.
Aynı şekilde kar payı geliri elde edilen hisse senetlerinin ne zaman iktisap edildiği de önemli değildir.
Kar payı gelirlerinin vergilendirilmesinde, hisse senedinin türü önemli değildir. Hisse senedi; kurucu, oydan yoksun, imtiyazlı, intifa veya katılma intifa senedi vs. olabilir. Vergileme rejimi açısından hiçbir önemi yoktur.
Örnek
Tam mükellef Bay A, 2007 yılı içerisinde, sahibi bulunduğu X A.Ş. hisse senetlerinden toplam 300.000 TL tutarında brüt temettü geliri elde etmiştir.
Çözüm:
Kar Payı = 300.000 TL

Gelir Vergisinden İstisna Kısım (Temettü x ½=) = 150.000 TL

Vergilendirilecek Temettü (Temettü x ½=) = 150.000 TL

Gelir Vergisi = 47.355 TL

(*)Tevkifat Suretiyle Ödenmiş Olan Gelir Vergisi = 45.000 TL
(300.000 TL) x %15=)

Ödenecek Gelir Vergisi = 2.355 TL
(Gelir Vergisi - Stopaj Yoluyla Ödenmiş Olan Gelir Vergisi)

Vergi Sonrası Net Temettü =252.645 TL
(*) Tevkifat suretiyle ödenmiş olan vergi; kar payını dağıtan kurum tarafından Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin 6/b bendi uyarınca stopaj yolu ile beyan edilerek ödenen vergiyi ifade etmektedir. Hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilen vergi, kar payının tamamı üzerinden tevkif edilen vergi tutarıdır.
Bay A’nın elde ettiği temettü geliri 19.000 TL’nin üzerinde olduğu için, 2008 yılı Mart ayında gelir vergisi beyannamesi verecek ve stopaj düşüldükten sonra 2.355 TL tutarındaki vergiyi Mart 2008 ve Temmuz 2008 aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödeyecektir.
Verilecek beyannameye, gelir vergisinden istisna edilen ½’lik tutar dahil edilmeyecek ancak kalan tutar olan 150.000 TL beyannameye dahil edilecektir.
Örnek
Bay C’nin hisselerini elinde bulundurduğu Alfa A.Ş. 2002 yılında elde edilen ve kurumlar vergisinden istisna edilmiş olan yatırım indirimi tutarına isabet eden kazançlarını ortaklarına dağıtmıştır. Bu kar dağıtımı sonucu Bay C’nin elde ettiği temettü geliri 90.000 TL’dir.
Çözüm:
4842 sayılı kanun uyarınca getirilen kar dağıtımı vergileme sistemi uyarınca Bay C tarafından ödenecek gelir vergisi şöyle hesaplanacaktır:
Toplam Gelir = 90.000 TL
1/9 Oranında Hesaplanacak Olan İlave Tutarı = 10.000 TL
(90.000 TL x 1/9)

Toplam Gelir = 100.000 TL
(90.000 TL + 10.000 TL)

Gelir Vergisinden İstisna Edilen Tutar = 50.000 TL
(100.000 TL x ½)

Hesaplanan Gelir Vergisi = 12.355 TL
(gelir vergisi dilimlerine göre hesaplanmıştır)

Mahsup Edilecek Tutar = 10.000 TL
(50.000 TL x 1/5)

Ödenecek Gelir Vergisi = 2.355 TL
(12.355 TL - 10.000 TL)
B- ÖZEL FİNANS KURUMLARINDAN (ÖFK) ELDE EDİLEN KAR PAYLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
Mevduat faizleri için bahsedilen hususların tamamı, faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarının vergilendirilmesinde de aynen geçerlidir.

Özetle; bu nevi kar payları kesinti yolu ile vergilendirilecek, yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek, diğer gelirler nedeni ile beyanname verilmesi halinde bu gelirler verilecek beyannameye dahil edilmeyecektir. Diğer gelirler için beyanname verilip verilmemesini belirleyen 2007 yılında 19.000 TL’lik tutarın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

REPO GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ VE BEYANI

Mevduat faizleri için bahsedilen hususlar, repo gelirlerinin vergilendirilmesinde de aynen geçerlidir.
Özetle; repo gelirleri kesinti yolu ile vergilendirilecektir. Repolarda uygulanacak vergi kesintisi oranı % 15’tir.
Repo gelirleri için, hiçbir surette beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde repo gelirleri verilecek beyannameye dahil edilmeyecektir. Diğer gelirler için beyanname verilip verilmemesini belirleyen 2007 yılında 19.000 TL’lik tutarın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

YATIRIM FONU VE YATIRIM ORTAKLIKLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİ
A- MENKUL KIYMET YATIRIM FONLARINDAN ELDE EDİLEN KAR PAYLARININ VE MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIKLARININ HİSSE SENETLERİNDEN ELDE EDİLEN DEĞER ARTIŞ (ALIM SATIM) KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
B- GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI VE RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI HİSSE SENETLERİNDEN ELDE EDİLEN KAR PAYLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

C- GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI VE RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI HİSSE SENETLERİNİN ALIM SATIMINDAN ELDE EDİLEN KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ
D- BORSA YATIRIM FONLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİ

A-MENKUL KIYMET YATIRIM FONLARINDAN ELDE EDİLEN KAR PAYLARININ VE MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIKLARININ HİSSE SENETLERİNDEN ELDE EDİLEN DEĞER ARTIŞ (ALIM SATIM) KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
GVK'nın 75/1 maddesinde "Sermaye Piyasası Kanunu'na göre, kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kar payları" menkul sermaye iradı sayılmıştır. Kanun her ne kadar fon kazançlarını "kar payı" olarak tanımlasa da, menkul kıymet yatırım fonları dönem sonunda kar payı dağıtmazlar. Bunun yerine fonların alış ve satış tarihleri arasında bir "değer artışı" söz konusudur. Bu artış GVK'nın 75/1 maddesinde hükme bağlanan "kar payı"na isabet etmektedir. Bir başka ifade ile menkul kıymet yatırım fonlarının, alış ve satış tarihleri arasında oluşan değer artışı, bu fonlardan elde edilen "kar payı" şeklinde düşünülmektedir.
Öte taraftan vergi idaresi, menkul kıymet yatırım fonu katılma belgesinin, belge sahibi tarafından fona tekrar satılması halinde fon değerinde oluşan artışı kar payı, üçüncü kişilere satılması halinde oluşan fon değer artışını ise değer artış kazancı olarak yorumlamıştır. Fakat pratikte menkul kıymet yatırım fonu katılma belgelerinin 3. kişilere satışının olmadığını belirtmek isteriz.
01.10.2006 tarihinden itibaren daha önceki dönemlerde menkul kıymet yatırım fonları bünyesinde yapılan vergilemenin yerine yatırım fonu katılma belgesinin fona iadesinde %10 oranında stopaj kesintisi yapılacaktır. Bir diğer ifadeyle, yatırımcıların yatırım fonu katılma belgelerinden elde ettikleri gelirler üzerinden stopaj yoluyla vergileme yapılacaktır.
Ancak sürekli olarak portföyünün en az % 51'i İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar için stopaj uygulanmayacaktır.
01.10.2006 tarihinden sonra yatırım ortaklıklarının hisse senetleri de İMKB’de işlem gören diğer hisse senetlerinin alım satım kazançları gibi vergilendirilecektir.

B- GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI VE RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI HİSSE SENETLERİNDEN ELDE EDİLEN KAR PAYLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

- Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı,
- Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığına,

ait hisse senetlerinden elde edilecek "kar payları", aşağıdaki gibi vergilendirilecektir:
a) Diğer menkul sermaye iratlarıyla birlikte 2007 yılı için 19.000 TL geçmesi halinde, kar payının vergilendirilmesi gerekmektedir.
b) GVK'nın 103. maddesindeki "Vergi Tarife Cetveli" uygulanarak hesaplanan vergi bulunacaktır.
2007 yılında gayrimenkul yatırım ortaklığından elde edilen kar payı gelirlerinin %50’si gelir vergisinden istisnadır. Bu gelirlerin yarısı istisna olarak değerlendirildikten sonra kalan tutar, 19.000,00 TL’den fazla olduğu takdirde, istisna sonrası tutarın tamamının beyan edilmesi gerekmektedir.

19.000,00 TL’lik beyan sınırının hesabında yukarıda belirtilen menkul sermaye iratlarının yanı sıra, beyana tabi diğer menkul sermaye iratları ile Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş olmak kaydıyla elde edilen gayrimenkul sermaye iratları toplamının dikkate alınması gerekmektedir.
Örnek
Bay A 2007 yılında, 220.000 TL tutarında gayrimenkul yatırım ortaklığı kar payı elde etmiştir. Söz konusu tutarın yarısının 19.000 TL’yi aşması nedeniyle beyan edilmesi gerekmektedir.
Çözüm:
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Kar Payı 220.000 TL

Gelir Vergisinden İstisna Olan Kısım 110.000 TL
(220.000 TL x %50)

Vergiye Tabi Olacak Kısım 110.000 TL
(220.000 TL – 110.000 TL)

Ödenecek Vergi 33.355 TL
(gelir vergisi dilimlerine göre hesaplanmıştır.)

C- GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI VE RİSK SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI HİSSE SENETLERİNİN ALIM SATIMINDAN ELDE EDİLEN KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ
Gayrimenkul yatırım ortaklığı ve risk sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin alım satımından elde edilen kazançlarda vergileme, hisse senedi alım satım kazançlarının vergilemesinde olduğu gibi yapılacaktır. Ancak hisse senedi alım satım kazancının vergiden istisna olması için geçerli olan bir yıl ve iki yıl elde bulundurulma ile ilgili süreler dikkate alınmaz.
D- BORSA YATIRIM FONLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİ
Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67. maddesi uyarınca, Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan borsa yatırım fonlarının kendi bünyelerinde elde ettikleri kazançlar üzerinden %10 oranında tevkifat yapılmayacaktır. Diğer bir ifadeyle Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan borsa yatırım fonlarının elde ettikleri gelirler tevkifat kapsamı dışındadır.
Bu sebeple, gelir vergisi mükelleflerinin borsa yatırım fonları katılma belgelerinin alım satımından elde ettikleri gelirler üzerinden bankalar tarafından %10 oranında stopaj yapılacaktır.
Borsa yatırım fonlarından elde edilen gelirler için stopaj nihai vergi niteliğindedir. Bu gelirler ayrıca yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir.


DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU FAİZ GELİRLERİNİN VE ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
A- DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU FAİZ GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
A-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
A-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
B- DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
B-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
B-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi

A- DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU FAİZ GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
A-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarının faiz gelirlerinin vergilendirilmesinde 31.12.2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümler uygulanır.
Devlet tarafından çıkarılan tahvil ve hazine bonosu (Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi tarafından çıkarılan tahviller dahil) faizleri, GVK'da menkul sermaye iradı olarak sayılmıştır.
01.01.2006’dan önce ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine bonosundan elde edilen faiz gelirleri %0 oranında stopaja tabi olacaktır. Tam mükellef gerçek kişiler elde ettikleri Devlet tahvili ve Hazine bonosu faiz gelirleri üzerinden enflasyon indirimi uyguladıktan sonra kalan tutarın diğer menkul sermaye iratlarıyla birlikte 19.000 TL’yi aşması durumunda, gelirin tamamını beyan edeceklerdir.
Gelir vergisi mükellefleri için, 31.12.2007 tarihine kadar uygulanmak üzere, 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ve Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançlar toplamının, 2007 yılında 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna edilmiştir. Söz konusu kazançlar için yıllık beyanname verilmeyeceği gibi, diğer gelirler dolayısıyla verilecek yıllık beyannameye bu kazançlar dahil edilmeyecektir.
Başka devletler tarafından ihraç edilen tahviller dolayısıyla edinilen faizler döviz cinsinden ise, faizin elde edilme tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru ile çarpımı sonucu bulunacak tutar beyana esas olacaktır. Ancak bu tür faiz gelirleri için indirim oranı uygulanması söz konusu olmayacak ve bu gelirlerin beyan sınırı olan 900 TL’yi (2007 yılı için) aşması halinde gelirin tamamı beyana tabi olacaktır.
A-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarının faiz gelirlerinin vergilendirilmesinde, bankalar tarafından %10 oranında tevkifat yapılacaktır.
%10 oranında yapılan stopaj gelir vergisi mükellefleri için nihai vergidir. Bu gelirler için ayrıca yıllık beyanname verilmeyecektir.
Başka devletler tarafından ihraç edilen tahvillerden elde edilen döviz cinsinden ise faiz tutarının, faizin elde edilme tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru ile çarpımı sonucu bulunacak tutar beyana esas olacaktır. Ancak bu tür faiz gelirleri için indirim oranı uygulanması söz konusu olmayacak ve bu gelirlerin beyan sınırı olan 900 TL’yi (2007 yılı için) aşması halinde, gelirin tamamı beyana tabi olacaktır.
B- DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
B-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinde, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarının elden çıkarılması suretiyle sağlanan gelirlerin vergilendirilmesinde, 31.12.2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan Devlet tahvili ve Hazine bonosundan elde edilen değer artış kazancı, hisse senetlerinin alım satım kazancı gibi vergilendirilecektir. İktisap bedelinin elden çıkarılan ay hariç olmak üzere ÜFE oranında artırılması mümkündür. Devlet tahvili ve Hazine bonosundan elde edilen alım satım kazançlarının vergilendirilmesinde, hisse senetleri alım-satım kazancından farklı olarak, 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen devlet tahvilleri ve hazine bonolarının elden çıkarılmasından sağlanan alım-satım kazançları, endeksleme uygulamasından sonra kalan tutarları toplamının 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu farklılık dışında kazanç, hisse senetleri değer artış kazancında olduğu gibi hesaplanacaktır.
B-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş olan Devlet tahvili ve Hazine bonolarının alım satım kazançlarının vergilendirilmesinde, bankalar tarafından ilk giren ilk çıkar yöntemi esas alınarak %10 oranında tevkifat yapılacaktır.
%10 oranında yapılan stopaj gelir vergisi mükellefleri için nihai vergidir. Bu gelirler için ayrıca yıllık beyanname verilmeyecektir.

EUROBOND FAİZ GELİRLERİNİN VE ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
A- EUROBOND FAİZ GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
B- EUROBOND ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
B-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Eurobondların Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
B-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Eurobondların Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi

A- EUROBOND FAİZ GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
Eurobond faiz gelirlerinin vergilendirilmesinde, Eurobondun 01.01.2006’dan önce veya sonra ihraç edilmiş olması vergileme esaslarını etkilememektedir.
Gelirin döviz cinsinden elde edilmesi sebebiyle enflasyon indirimi uygulanmamaktadır.
Elde edilen faiz gelirlerinin, stopaja tabi tutulmuş diğer menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile birlikte 2007 yılı için 19.000 TL’lik beyan sınırını aşması durumunda, gelirin tamamı beyan edilir.
26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu, Devlet tahvilleri ile Eurobondlardan elde edilen faiz gelirleri ile endeksleme sonrası bulunan alım satım kazançları toplamının 2007 yılı için 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna edilmiş olup kalan tutarın beyan sınırını aşması halinde bu tutarın tamamı beyan edilecektir.
B- EUROBOND ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
B-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Eurobondların Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
Eurobond alım satım kazançlarının vergilendirilmesinde, alım satım kazancı Türk Lirası bazında hesaplanır. Kazancın TL bazında hesaplanıyor olması sebebiyle, iktisap bedeli elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere ÜFE artış oranında artırılabilir. 01.01.2006’dan önce ihraç edilen Eurobondların alış bedelinin endekslenmesinde, ÜFE artış oranının ne olduğunun bir önemi bulunmamakta olup her halükarda endeksleme yapılabilecektir.
Eurobond alım satım zararları, alım satım karlarına mahsup edilebilir.

26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosu, Devlet tahvilleri ile Eurobondlardan elde edilen faiz gelirleri ile endeksleme sonrası bulunan alım satım kazançları toplamının 2007 yılı için 205.994,16 TL’si gelir vergisinden istisna olup kalan tutarın beyan edilmesi gerekmektedir.
26.07.2001 öncesi ihraç edilmiş Eurobondlardan elde edilen alım satım kazançlarının, diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 2007 yılı için 15.000 TL’yi aşması halinde, aşan kısmı beyan edilir.
B-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Eurobondların Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
Eurobond alım satım kazançlarının vergilendirilmesinde, alım satım kazancı Türk Lirası bazında hesaplanır. Kazancın TL bazında hesaplanıyor olması sebebiyle, ÜFE artış oranının %10 veya üzerinde olması şartıyla, iktisap bedeli elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere ÜFE artış oranında artırılabilir. 01.01.2006’dan sonra ihraç edilen Eurobondların alış bedelinin endekslenmesinde ÜFE artış oranının ne olduğuna dikkat edilmesi gerekmektedir. ÜFE artış oranının %10’un altında olması halinde, endeksleme yapılamayacaktır.
Eurobond alım satım zararları, alım satım karlarına mahsup edilebilir.
01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilen Eurobondlarda, alım satım kazançlarına ilişkin olarak uygulanan 15.000 TL’lik istisna uygulanmamaktadır. Elde edilen gelirin tamamının beyan edilmesi gerekmektedir.

ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ FAİZ GELİRLERİNİN VE ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
A- ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ FAİZ GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
A-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Özel Sektör Tahvili Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
A-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Özel Sektör Tahvili Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
B- ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
B-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Özel Sektör Tahvili Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
B-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Özel Sektör Tahvili Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi

A- ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ FAİZ GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ
A-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Özel Sektör Tahvili Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvilden elde edilen faiz gelirlerinin vergilendirilmesinde, 31.12.2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
01.01.2006’dan önce ihraç edilen özel sektör tahvillerin faiz gelirleri %10 oranında stopaja tabidir.
Özel sektör tahvil faiz gelirlerinin vergilendirilmesi aşağıdaki gibi olacaktır.
a) Söz konusu faiz gelirlerine enflasyon indirimi uygulanacak,
b) İndirim uygulandıktan sonra kalan tutarın, 2007 yılı için 19.000 TL’yi aşıp, aşmadığına bakılacak, aşıyorsa tamamı beyan edilecek, aşmıyorsa beyan edilmeyecektir.
c) Beyanname verilmesi halinde, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden, dönem içerisinde o gelire ilişkin kesinti yolu ile ödenen verginin, beyan edilen gelire isabet eden kısmı mahsup edilecek, geriye kalan vergi, gelir vergisi taksitleri ile ödenecektir.
Yabancı ülke şirketleri tarafından ihraç edilen tahvillerden elde edilen faiz gelirleri, stopaja tabi tutulmayacak olup 900 TL’yi aşmak kaydıyla beyan edilecektir. Döviz cinsinden elde edilen faiz, faizin elde edilme tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru ile çarpılacak ve bu şekilde beyannameye yansıtılacaktır. Döviz cinsinden elde edilen faiz gelirlerine indirim oranı uygulanması mümkün değildir.
A-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Özel Sektör Tahvili Faiz Gelirlerinin Vergilendirilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş olan özel sektör tahvili faiz gelirleri %10 oranında stopaja tabidir.
%10 oranında yapılan stopaj gelir vergisi mükellefleri için nihai vergidir. Bu gelirler için ayrıca yıllık beyanname verilmeyecektir.
Başka devletler tarafından ihraç edilen tahviller dolayısıyla, edinilen döviz cinsinden faiz tutarının hesaplanmasında, faizin elde edilme tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru ile çarpımı sonucu bulunacak tutar beyana esas olacaktır. Ancak bu tür faiz gelirleri için indirim oranı uygulanması söz konusu olmayacak ve bu gelirlerin beyan sınırı olan 900 TL’yi (2007 yılı için) aşması halinde gelirin tamamı beyana tabi olacaktır.
B- ÖZEL SEKTÖR TAHVİLİ ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
B-i) 01.01.2006’dan Önce İhraç Edilen Özel Sektör Tahvili Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan her nevi tahvilin elden çıkarılması suretiyle sağlanan alım satım kazançlarının vergilendirilmesinde, 31.12.2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan özel sektör tahvillerinden elde edilen değer artış kazancının tespitinde, tahvilin iktisap bedeli elden çıkarılan ay hariç olmak üzere ÜFE oranında arttırılır. Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte 15.000 TL’lik (2007 yılı için) istisna tutarının aşılması halinde, gelirin aşan kısmı beyan edilir.
Alım satım zararları, alım satım karlarına mahsup edilebilir.

B-ii) 01.01.2006’dan Sonra İhraç Edilen Özel Sektör Tahvili Alım-Satım Kazançlarının Vergilendirilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş olan her nevi tahvilin alım satım kazançlarının vergilendirilmesinde, ilk giren ilk çıkar yöntemi esas alınarak %10 oranında tevkifat yapılacaktır.
%10 oranında yapılan stopaj gelir vergisi mükellefleri için nihai vergidir. Bu gelirler için ayrıca yıllık beyanname verilmeyecektir.

HİSSE SENEDİ ALIM SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
A- 01.01.2006’DAN ÖNCE SATIN ALINAN HİSSE SENETLERİNİN ALIM SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
A-i) GENEL BİLGİ
A-ii) 01.01.2006’DAN ÖNCE SATIN ALINAN HİSSE SENETLERİNİN ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLME ESASLARI
i) Üç Aylık ve Bir Yıllık Sürenin Nasıl Hesaplanacağı?
ii) Değer Artış Kazancı Hesaplama Yöntemleri
iii) Alış Veya Satışın Bir Önceki / Sonraki Yıl Yapılması Halinde Kazanç/Zarar Hangi Yılın Sayılacaktır?
iv) Giderler
v) Bedelli - Bedelsiz Hisse Senetleri
vi) Sermaye Artırımı Sonucu Edinilen Bedelsiz Hisse Senetlerinin Elden Çıkarılması
vii) Hisse Senedi Alım Satım Zararları Diğer Gelir Unsurlarından İndirilebilir mi?
viii) Devamlı Surette Hisse Senedi Alıp Satmak Ticari Kazanca Girer mi?
B- ) 01.01.2006’DAN SONRA SATIN ALINAN HİSSE SENETLERİNİN ALIM SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
B-i) GENEL BİLGİ
B-ii) 01.01.2006’DAN SONRA SATIN ALINAN HİSSE SENETLERİNİN ALIM-SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLME ESASLARI
i) Bir Yıllık ve İki Yıllık Sürenin Nasıl Hesaplanacağı?
ii) Değer Artış Kazancı Hesaplama Yöntemleri
iii) Alış Veya Satışın Bir Önceki / Sonraki Yıl Yapılması Halinde Kazanç/Zarar Hangi Yılın Sayılacaktır?
iv) Giderler
v) Bedelli - Bedelsiz Hisse Senetleri
vi) Sermaye Artırımı Sonucu Edinilen Bedelsiz Hisse Senetlerinin Elden Çıkarılması
vii) Hisse Senedi Alım Satım Zararları Diğer Gelir Unsurlarından İndirilebilir mi?
viii) Zarar Mahsubu ve İhtiyari Beyan

A- 01.01.2006’DAN ÖNCE SATIN ALINAN HİSSE SENETLERİNİN ALIM SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden önce satın alınmış olan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde, 31.12.2005 tarihi itibarıyla geçerli olan hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
A-i) GENEL BİLGİ
Gerçek kişiler, ellerinde bulundurdukları hisse senetlerinden;
- Temettü (kar payı) kazancı,
- Değer artış kazancı (veya zararı),
- Sermaye artırımı dolayısıyla bedelli-bedelsiz hisse senedi,
edinmek unsurlarından bazılarını veya tamamını bir dönem içerisinde elde edebilirler.
Kar paylarının vergilendirilmesi, önceki bölümde açıklanmıştır.
2004 yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, ivazsız olarak iktisap edilenler ile İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kayıtlı olan hisse senetlerinden üç aydan daha fazla süre elde tutulanların alım satımından sağlanan kazançlar ve tam mükellef kurumlara ait olan ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin alım satımından sağlanan kazançlar istisna kapsamına alınmıştır. Daha açık bir ifade ile, bu gelirlerin değer artış kazancı olarak vergilendirilmemesi ilkesi benimsenmiştir.
Vergilendirme esnasında dikkate alınması gereken genel hususlar aşağıdaki gibidir.
- Mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan değer artış kazançlarının 15.000 TL’yi aşan kısmı vergiye tabidir.

- Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur.

- Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmı, Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur.

- Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasında, iktisap (alış) bedelinin tevsik edilememesi halinde, VUK’nun 266. maddesinde yazılı itibari değer iktisap bedeli olarak kabul edilir.

- Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli; elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen üretici fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilebilir. Bu metodla, satış kazancının enflasyon artışından oluşan kısmının vergilendirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
A-ii) 01.01.2006’DAN ÖNCE SATIN ALINAN HİSSE SENETLERİNİN ALIM SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLME ESASLARI
01.01.2006’dan önce iktisap edilen hisse senetlerinin elde çıkarılması suretiyle elde edilen kazançlar, aşağıdaki esaslar ve metodlar çerçevesinde vergilendirilecektir.
Kanun "elden çıkarma"nın;
- Satma,
- Bir ivaz (alınan karşılık) mukabili devir ve temlik,
- Trampa,
- Takas,
- Kamulaştırma,
- Devletleştirme,
- Ticaret şirketlerine sermaye olarak konulması
hallerinden herhangi birisi olabileceğini hükme bağlamıştır.
Dikkat edilirse bağış veya miras şeklinde verme "elden çıkarma" olarak sayılmamıştır. Daha açık bir deyişle ivazsız olarak elden çıkarma halinde elden çıkaran açısından bir değer artış kazancı oluşmayacaktır. Bu durumda, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.
i) Bir Yıllık Sürenin Nasıl Hesaplanacağı?
01.01.2006’dan önce satın alınan, tam mükellef kurumlara ait olan ve İMKB’de işlem gören hisse senetleri için üç aylık süre ve tam mükellef kurumlara ait hisse senetleri için bir yıllık süre VUK'a göre belirlenecektir.
VUK’un 18 inci Maddesine göre;
"Süre hafta veya ay olarak belli edilmemişse, başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği aydan başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter."
"Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmi tatile rastlarsa, tatili takip eden ilk iş gününün tatil saatinde biter."
Örneğin 15 Ocak günü satın alınan bir hisse senedi için üç aylık sürenin son günü 15 Nisan mesai saati sonu olacaktır. Yani 15 Ocak'ta alınan senet; 15 Nisan ve/veya öncesinde satılırsa değer artış kazancı hesaplanacak; 15 Nisan'dan sonra, satılırsa değer artış kazancı hesaplanmayacaktır.
İvazsız olarak iktisap edilen (karşılığında herhangi bir bedel ödenmeden edinilen örneğin, miras ve bağış yoluyla edinilme) hisse senetlerinde üç aylık/bir yıllık süreye de bakılmayacaktır. Daha açık bir ifade ile ivazsız olarak edinilen hisse senetleri borsada işlem görenler üç aydan, borsada işlem görmeyen ancak tam mükellef kurumlara ait olan hisse senetleri bir yıldan önce de sonra da elden çıkarılsa bunlara değer artış kazancı hesaplanmayacaktır. Öte taraftan, hisse senetlerinin ivazsız olarak elden çıkarılması halinde, elden çıkaran şahıs için bir değer artış kazancı hesaplanmayacak, bunun yerine alıcı açısından veraset ve intikal vergisi ödenmesi söz konusu olacaktır. Hisse senetlerinin ivazsız iktisap edilmesini bedelsiz hisse senetleri ile karıştırmamak gerekir. Şirketlerin sermaye artırımı dolayısıyla verdikleri bedelsiz hisse senetleri konusu, ivazsız olarak iktisap edilen hisse senetlerinden farklıdır.
ii) Değer Artış Kazancı Hesaplama Yöntemi
İMKB’de işlem gören, tam mükellef kurumlara ait olan ve alış ve satış tarihleri arasında üç aydan daha uzun süre geçen hisse senetleri ve İMKB’de işlem görmemekle beraber tam mükellef kurumlara ait olup alış satış tarihleri arasında bir yıldan daha uzun süre geçen hisse senetleri dışındaki hisse senetlerinin, satış işlemleri için, vergi mevzuatımıza göre bir hesaplama yapılacak ve yapılacak hesaplama neticesinde bulunacak tutar 2007 gelirleri için ise 15.000 TL’yi aşıyorsa, aşan kısım için beyanname verilecek, aşmıyorsa beyanname verilmeyecektir.
Şimdi, hisse senetlerinin alım-satım kazançlarının hesaplanabileceği metodu açıklayalım.
Hisse senetlerinin elde edildiği tarih ile satıldığı tarih arasında geçen süre için ÜFE artış oranında maliyet bedelleri arttırılır.
Alış bedeli endekslendikten sonra, satışlardan, endekslenmiş alışlar düşülecek ve bulunan rakam 2007 gelirleri için 15.000 TL’yi aşıyorsa aşan kısım için beyanname verilecek, aşmıyorsa beyanname verilmeyecektir. İktisap bedeli; ya gerçek alım bedeli olabilir veya gerçek alım bedeli tevsik edilemiyorsa, VUK’un 266. maddesinde yazılı itibari değer iktisap bedeli olarak kabul edilir.
Bu metodda gerçek iktisap bedeli veya itibari değer enflasyon oranında endekslenecektir.
Endeksleme; elden çıkarılan hisse senetlerinin maliyet bedellerinin, Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen üretici fiyat endeksindeki artış oranının uygulanması suretiyle yapılacaktır. Bu uygulamada yalnızca hisse senedinin elden çıkarıldığı ay endeksleme dışı tutulacaktır.
iii) Alış Veya Satışın Bir Önceki / Sonraki Yıl Yapılması Halinde Kazanç/Zarar Hangi Yılın Sayılacaktır?
01.01.2006’dan önce alınan hisse senetlerinin 2007 yılında satılması durumunda, kazanç ve zarar 2007 yılı için hesaplanacak, vergi doğması halinde 2008 yılı Mart ayında beyanname verilecektir.
Bu yüzden 2007 yılı kazançlarının hesaplanması ve vergisinin bulunması açısından, 2008 yılında yapılan alış ve satışların bir önemi bulunmamaktadır.
iv) Giderler
Hisse senedi alım satım kazançlarının hesabında, iktisap bedeline yatırımcı tarafından yapılan bazı giderler dahil edilebilecektir.
Bunlar kanunda;
- Elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile
- Elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderler ve
- Ödenen vergi ve harçlar
şeklinde tanımlanmıştır.
Bu giderler;
- Noter,
- İlan,
- Aracı kuruma ödenen komisyon,
- Ödenen vergiler ve harçlar (ödenen veya ödenecek gelir vergisi gider olarak düşülemeyecektir) vb. olacaktır.
Kredi faizleri, hisse senedi alım satım kazançlarından gider olarak indirilemez.
v) Bedelli - Bedelsiz Hisse Senetleri
Hisse senetlerini ellerinde tutanlar, şirketin sermaye artırımına katılmaktadırlar. Sermaye artırımı iki türlü olmaktadır :
- Bedelli Sermaye Artırımı : Şirket, eski ortaklarına, sermaye artırımında bulunacağını ilan ederek kendilerinden sermaye artırımına katılmalarını ister. Sermaye artırımına katılan ortaklar hisselerine düşen paraları şirkete yatırırlar ve buna karşılık şirketten hisse senedi alırlar. Bedelli sermaye artırımı sonucu kişilerin şirketten hisse senedi almaları ile birlikte bir vergi veya beyan zorunluluğu doğmamaktadır. Bedelli sermaye artırımı sonucu temin edilen hisse senetlerinde vergi ancak söz konusu senetlerin elden çıkarılması halinde doğacaktır. Bu hisse senetlerinin elden çıkarılması halinde değer artış kazancı hesaplanırken, sermaye artırımına katılma sırasında ödenen paralar bu senetlerin iktisap bedeli olarak kabul edilecektir.
- Bedelsiz Sermaye Artırımı : Şirket yine sermaye artırımı yapmaktadır. Fakat sermaye artırımı için ortaklardan bir para talep edilmemektedir. Bu usulde şirketin iç kaynakları sermayeye ilave edilerek sermaye artırılmakta ve artırılan sermaye karşılığında da mevcut ortaklara hisseleri oranında hisse senedi dağıtılmaktadır.Bu hisse senetlerine bedelsiz hisse senedi denilmektedir.
Bedelsiz sermaye artırımı sırasında hisse senedi elde edinilmesinde, vergisel boyut Maliye Bakanlığı tarafından ikili bir ayrıma tabi tutularak değerlendirilmiştir.
Buna göre,
Bedelsiz sermaye artırımının kaynağını sermaye yedekleri oluşturuyorsa; ortakların şirketten edindikleri bedelsiz iştirak veya hisse senedi edinimi sırasında bir bildirim veya beyan zorunluluğu doğmayacaktır.
Öte taraftan bedelsiz sermaye artırımının kaynağını kar yedekleri oluşturuyorsa; bu halde ortakların şirketten edindikleri bedelsiz iştirak veya hisse senedi, kar payı sayılmaktadır.
243 Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, gerçek kişi ortaklar tarafından karın sermayeye ilavesi suretiyle elde edilen kar paylarının beyan edilmesine gerek bulunmadığı belirtilmiştir.
vi) Bedelsiz Sermaye Artırımı Sonucu Edinilen Hisse Senetlerinin Elden Çıkarılması:
01.01.2006’dan sonra satın alınan hisse senetleri için yapılan açıklamalar, bu kısım için de geçerlidir.
vii) Hisse Senedi Alım Satım Zararları Diğer Gelir Unsurlarından İndirilebilir mi?
Bir hisse senedinin satışından doğan zarar, değer artış kazançlarından indirilebilir. Konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı 21.01.2003 tarihinde bir basın açıklaması yapmış ve uygulamayla ilgili görüşlerini açıklamıştır.

Bakanlık, bu açıklamasında,

“Aynı yıl içinde birden fazla menkul kıymet alım satım işlemi yapılması ve bu işlemlerin bir kısmının karlı bir kısmının ise zararlı olması halinde beyan edilecek diğer kazanç ve irat tutarının (değer artışı kazancı) nasıl belirleneceği konusunda kamuoyunda tereddüt yaratan açıklamaların yapıldığı izlenmiştir.

Bir yıl içinde birden fazla menkul kıymet alım satım işlemi yapılması halinde, bu işlemlerden elde edilen kar veya zarar tutarları birlikte değerlendirilecektir. Dolayısıyla işlemin aynı yıl içinde yapılması koşuluyla bir işlem nedeniyle doğan zararın, diğer işlemler dolayısıyla elde edilen kardan mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır. 01.01.2003 tarihinden itibaren yürürlüğe giren düzenlemede, gerek değiştirilmeden önceki 82 nci madde de gerekse geçici 56 ncı madde de yer alan menkul kıymet alım satımında zarar mahsubuna yönelik hükme yer verilmemesi uygulamada bir değişiklik yaratmamaktadır.

Ancak, diğer kazanç ve irat grupları içerisinde doğacak zararların diğer gelir kaynaklarından doğacak karlara mahsubu Gelir Vergisi Kanununun 88 inci madde hükmü uyarınca mümkün değildir.”

ifadesine yer vermiştir.
Ancak, hisse senedi alım satım zararları diğer gelir unsurlarından (faiz, kira geliri vs.) elde edilecek kar veya kazançlardan indirilemez.
Çünkü, hisse senedi alım satım kazançları, ancak bir gelir olduğunda vergilendirilebilen türden bir kazançtır. Hisse senedi alım satımından bir kazanç değil zarar varsa bu halde vergileme de olmaz, zarar ileriki yıllara da aktarılamaz, diğer gelir unsurlarından da indirilemez. Hisse senedi alım satımlarından kazanç varsa vergi alınır, yoksa alınmaz.
Diğer gelir unsurlarında oluşacak zararlar hisse senedi alım satım kazançlarından indirilebilir.
viii) Devamlı Surette Hisse Senedi Alıp Satmak Ticari Kazanca Girer mi?
Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazancı tarif eden 37. maddesinde, kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım satımı ile devamlı olarak uğraşanların bu faaliyetlerinden doğan kazançları ticari kazanç olarak nitelendirilmiştir.
232 Seri Numaralı Gelir Vergisi Kanunu Tebliğinde, “Hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı olarak vergilendirilmesinde yıl içinde yapılan işlem sayısının birden fazla olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Bununla birlikte ticari bir organizasyonu gerektirecek nitelikte alım satım işlemi yapılması halinde elde edilecek kazançların ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekmektedir” şeklinde bir ifade yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde, devamlı surette hisse senedi alım-satım işlemi ile uğraşanların, vergileme rejimlerinin tespiti için (ticari kazanç veya değer artış kazancı) Maliye Bakanlığı’ndan görüş almalarının uygun olacağı kanaatindeyiz.

B- ) 01.01.2006’DAN SONRA SATIN ALINAN HİSSE SENETLERİNİN ALIM SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden sonra satın alınmış olan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler üzerinden banka ve aracı kurumlar tarafından ilk giren ilk çıkar yöntemi esas alınarak %10 (23.07.2006 tarihinden itibaren) oranında tevkifat yapılacaktır.
Banka ve aracı kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilen hisse senedi alım satım kazançlarında %10 oranında yapılan stopaj gelir vergisi mükellefleri için nihai vergidir. Bu gelirler için ayrıca yıllık beyanname verilmeyecektir.
Gelir vergisi mükelleflerinin; tam mükellef kurumlara ait olup İMKB’de işlem gören ve 01.01.2006’dan sonra satın aldıkları hisse senetlerinden;
- 1 yıldan fazla süreyle elde tutulanlar %10 oranında stopaja tabi değildir.

- 1 yıldan fazla elde tutulanların satış kazançları beyan da edilmeyecektir.

- Elde tutma süresi 1 yıl ve daha az ise %10 oranında stopaja tabi olacaktır.
Diğer taraftan, banka ve aracı kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilmeyen hisse senedi alım satım kazançları (örneğin borsaya kayıtlı olmayan hisse senetleri), Gelir Vergisi Kanunu’nun genel hükümlerine göre beyan edilecektir. Bu hisse senetleri için 2 yıl elde tutmaya bağlı bir istisna bulunmaktadır. Borsaya kayıtlı olmayan hisse senetlerinin 2 yıldan fazla süre elde tutulduktan sonra satılmasından elde edilen gelirler için beyanname verilmeyecektir.
B-i) GENEL BİLGİ
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, 01.01.2006 tarihinden sonra satın alınmış olan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler üzerinden banka ve aracı kurumlar tarafından ilk giren ilk çıkar yöntemi esas alınarak %10 (23.07.2006 tarihinden itibaren) oranında tevkifat yapılacaktır.
Hisse senedi alım-satım işlemlerinde tevkifat matrahı alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark tutar olacaktır. Alış ve satış işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak olup, bu giderler dışında kalan giderlerin tevkifat matrahının tespitinde indirim konusu yapılması söz konusu değildir.

B-ii)01.01.2006’DAN SONRA SATIN ALINAN HİSSE SENETLERİNİN ALIM SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLME ESASLARI
i) Bir Yıllık/İki Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?
01.01.2006’dan sonra satın alınan, tam mükellef kurumlara ait olup İMKB’de işlem gören hisse senetleri için bir yıllık süre ve tam mükellef kurumlara ait hisse senetleri için iki yıllık süre VUK'a göre belirlenecektir.
01.01.2006’dan önce satın alınan hisse senetlerinde üç aylık/bir yıllık sürenin hesaplanmasına ilişkin açıklamalarımız, bu kısım için de geçerlidir.
Ancak, 01.01.2006’dan sonra farklı tarihlerde alınan aynı şirkete ait hisse senetlerinin bir kısmının aynı günde satılması halinde, bir yıllık sürenin nasıl hesaplanacağı konusuna kanunda açıkça yer verilmiştir. Burada hesaplama kesinlikle ilk giren ilk çıkar yöntemine göre hesaplanacaktır.
Banka ve aracı kurumlar ilgili %10 oranındaki tevkifat hesaplamalarını ilk giren ilk çıkar yöntemini dikkate alarak yapacaklardır.
ii) Değer Artış Kazancı Hesaplama Yöntemi
01.01.2006’dan sonra alınan hisse senetlerinden elde edilen değer artış kazançları, bankalar ve aracı kurumlar tarafından ilk giren ilk çıkar yöntemi dikkate alınarak %10 oranında stopaja tabi tutulacaktır.
Tevkifat matrahı alış bedeli ile satış bedeli arasındaki fark tutar olacaktır. Alış ve satış işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak olup, bu giderler dışında kalan giderlerin tevkifat matrahının tespitinde indirim konusu yapılması söz konusu değildir.
Hisse senetlerinden değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra bunların bir kısmının elden çıkarılması halinde, ilk giren ilk çıkar yöntemi kullanılmak suretiyle, tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak alış bedeli belirlenir. Aynı gün içinde yapılan alım-satım işlemlerinde ağırlıklı ortalama fiyat bilgisi dikkate alınabilecek, ancak tevkifat matrahı ilk giren ilk çıkar yöntemine göre belirlenecektir.
Bir menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının alımından önce elden çıkarılması halinde (açığa satış), elden çıkarılma tarihinden sonra yapılan ilk alım işlemi esas alınarak üzerinden tevkifat yapılacak tutar tespit edilir.
Tevkifat dönemleri üçer aylık dönemler olarak belirlenmiştir. Üç aylık dönem içerisinde hisse senetleri ile ilgili olarak birden fazla alım satım işlemi yapılması halinde, tevkifatın gerçekleştirilmesinde bu işlemler tek bir işlem olarak dikkate alınır. Hisse senetlerinin alım satımından doğan zararlar takvim yılı aşılmamak kaydıyla izleyen dönemlerin tevkifat matrahından mahsup edilir.
iii) Alış Veya Satışın Bir Önceki / Sonraki Yıl Yapılması Halinde Kazanç/Zarar Hangi Yılın Sayılacaktır?
2007 yılında yapılan alış ve satışlar için kazanç ve zarar 2007 yılında üçer aylık dönemler için hesaplanacaktır. Vergi doğması halinde, 2007 yılında üçer aylık dönemler için banka ve aracı kurumlar tarafından stopaj ödemeleri yapılacaktır.
Bu yüzden 2007 yılı kazançlarının hesaplanması ve vergisinin bulunması açısından 2008 yılında yapılan alış ve satışların bir önemi bulunmamaktadır.
Bu konunun bir tek istisnası vardır. 2007 yılında satıldığı halde 2008 yılında alınan hisse senetleri açısından kazanç ve vergi, 2007 yılı için hesaplanacaktır.
Örneğin, 30 Aralık 2007 günü hesaben satılan 2 Ocak 2008'de alınan hisse senetleri için kazanç ve vergi 2008 yılı için hesaplanacaktır.
Çünkü kanun, iktisaptan evvel yapılan satışları da satışın yapıldığı yılın kazancı saymıştır.
iv) Giderler
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, alış ve satış işlemleri sırasında ödenen komisyonlar ile banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak olup, bu giderler dışında kalan giderlerin tevkifat matrahının tespitinde indirim konusu yapılması söz konusu değildir.
v) Bedelli - Bedelsiz Hisse Senetleri
01.01.2006’dan önce satın alınan hisse senetleri için yapılan açıklamalar, bu kısım için de geçerlidir.
vi) Bedelsiz Sermaye Artırımı Sonucu Edinilen Hisse Senetlerinin Elden Çıkarılması:
Sermaye ve kar yedeklerinin sermayeye eklenmesi dolayısıyla sahip olunan hisse senetlerinin alış tarihi olarak, daha önceden sahip olunan hisse senetlerinin alış tarihi esas alınacaktır.
Bedelli sermaye artırımı sebebiyle rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değerleri ödenerek sahip olunan hisse senetleri yönünden de alış tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin alış tarihi esas alınacaktır.
Şirketlerin sermaye yedekleri ile sermaye artırımında bulunmaları halinde, bu işlem sonrasında gerek önceden sahip olunan gerekse sermaye artırımı dolayısıyla alınan hisse senetlerinin alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedelinin, sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle tespit edilecektir.
Kar yedekleri kullanılmak suretiyle sermaye artırımında bulunulması halinde, bu işlem dolayısıyla sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli ile yeni alınan hisse senetlerinin itibari değerleri toplamının sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanacaktır.
Hisse senedi sahipleri tarafından rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle itibari değerleri ödenerek sahip olunan hisse senetleri yönünden de alış bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin alış bedeli ile yeni alınan hisse senetleri için ödenen bedelin toplamının sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanacaktır.
Sahip olunan bir hisse senedine ilişkin yeni pay alma kuponunun, hisse senedinden bağımsız olarak satışı halinde kupon maliyeti, mevcut hisse senetlerinin alış bedeli ile rüçhan hakkı kullanılarak alınan hisse senetleri için ödenen bedel (rüçhan hakkı kullanma maliyeti) toplamının, mevcut ve elde edilecek hisse senedi sayısına bölünmesi sonucu bulunacak tutarla rüçhan hakkı kullanma fiyatı arasındaki farkın sermaye artırım oranıyla çarpılması suretiyle hesaplanacaktır.
Örnek : (Bedelsiz Sermaye Artırımı)
Bay (A), 10.02.2007 tarihinde (Z) A.Ş.’ye ait hisse senetlerinden 2.000 adedini toplam 15.000 TL bedel ödeyerek satın almıştır. (Z) A.Ş. tamamı sermaye yedeklerinden karşılanmak suretiyle 15.06.2007 tarihinde % 50 oranında sermaye artırımına gitmiştir. Bay (A)’ya, bu işlem dolayısıyla 1.000 adet hisse senedi verilmiştir.
Bu durumda Bay (A)’nın bedelsiz sermaye artırımı sonrasında sahip olduğu her bir hisse senedine tekabül eden maliyet bedeli, ödenen 15.000 TL’nin, sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle (15.000: 3.000=) 5 TL olarak belirlenecektir.
Söz konusu hisse senetlerinin 2.000 adedinin 05.11.2007 tarihinde 16.000 TL’ye satılması durumunda ise, tevkifat matrahı (16.000-10.000=) 6.000 TL olacaktır.
Örnek : (Bedelli Sermaye Artırımı)
Bayan (X), (Z) A.Ş.’ye ait hisse senetlerinden 1.000 adedini 06.02.2007 tarihinde 4.000 TL ödemek suretiyle satın almıştır. (Z) A.Ş., 03.07.2007 tarihinde % 50 oranında bedelli sermaye artırımına gitmiş olup, rüçhan hakkı kullanım fiyatı 1 TL olarak açıklanmıştır.
Bayan (X), rüçhan hakkını kullanmak suretiyle 500 TL ödeyerek 500 adet hisse senedi elde etmiştir.
Bayan (X)’ in sermaye artırımı dolayısıyla elde etmiş olduğu hisse senetlerinin maliyet bedeli, daha önce sahip olunan hisse senetlerinin maliyet bedeli ile yeni alınan hisse senetleri için ödenen bedelin toplamının, sermaye artırımı sonrasında sahip olunan toplam hisse senedi sayısına bölünmesi suretiyle şu şekilde hesaplanacaktır;
4.000 + 500= 4.500 TL
4.500/ 1.500= 3 TL
Bayan (X)’ in söz konusu hisse senetlerinden 800 adedini 01/11/2007 tarihinde 5.000 TL’ye satması durumunda tevkifat matrahı (5.000- 2.400=) 2.600 TL olarak belirlenecektir.
vii) Hisse Senedi Alım Satım Zararları Diğer Gelir Unsurlarından İndirilebilir mi?
Bir hisse senedinin satışından doğan zarar, sadece hisse senedi alım satım kazancından mahsup edilebilir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinde net olarak belirtildiği üzere, sadece aynı türden menkul kıymetlerin alım satım zararları o menkul kıymetlerin alım satın kazançlarından mahsup edilebilir. Bu zararın başka bir gelir türünden (örneğin mevduat faizi) veya başka bir menkul kıymetin alım satım kazancından (örneğin Devlet tahvili alım satım kazancı) mahsup edilmesi mümkün değildir.
viii) Zarar Mahsubu ve İhtiyari Beyan
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca tevkifat dönemleri üçer aylık olarak dönemler olarak belirlenmiştir. Bu tevkifatlar banka ve aracı kurumlar tarafından yapılacak ve vergi dairesine ödenecektir. Her banka ve aracı kurum sadece kendi bünyesinde bulunan hesaplara ilişkin olarak tevkifat matrahını belirleyecektir.
Geçici 67 nci maddede, üç aylık dönem içerisinde aynı türden menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı ile ilgili olarak birden fazla alım-satım işlemi yapılması halinde tevkifatın gerçekleştirilmesinde, bu işlemlerin tek bir işlem olarak dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Bu açıklama uyarınca, alım-satıma konu menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının aynı türden olması kaydıyla, üç aylık dönem içerisinde yapılan işlemler konsolide edilecek ve beyan edilip ödenmesi gereken vergi hesaplanacaktır. Tevkif suretiyle kesilen verginin ödenmesi gereken vergiden fazla olması (bir kısım işlemlerin zararlı olması dolayısıyla) halinde, fazla kesilen vergi müşterinin hesabına aktarılacaktır.
Üç aylık dönem sonucunun zarar olması halinde ise, bu zarar izleyen üç aylık döneme takvim yılı aşılmamak kaydıyla devredilebilecektir. Takvim yılının son üç aylık döneminde oluşan zarar tutarının bir sonraki yıla aktarılması mümkün değildir.
Aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının değerlendirilmesinde aşağıdaki sınıflandırma esas alınacaktır.
I) Sabit getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları (tahvil ve bonolar)
II) Değişken getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları (hisse senetleri)
III) Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri
IV) Yatırım Fonları Katılma Belgeleri
Menkul kıymetlerle yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sınıflandırma, işlemle ilişkilendirilen menkul kıymetin (hisse senedi veya tahvil) dahil olduğu gruba göre yapılacaktır. Menkul kıymete bağlı olmaksızın yapılan işlemler ise III. Gruptaki vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kapsamında değerlendirilecektir.
Bu durumda, sadece aynı türden menkul kıymetlerin alım satım zararları o menkul kıymetlerin alım satın kazançlarından mahsup edilebilir.
Gelir vergisi mükelleflerinin farklı bankalar ve aracı kurumlarda bulunan hesaplarından oluşan ve aynı türden menkul kıymetlere ait alım satım zararlarının aynı türden menkul kıymetlerin alım satım kazançlarına mahsubuna imkan veren uygulama, yıl sonunda bu kişilerce ihtiyari beyanname verilmesi yöntemidir.
Geçici 67. madde kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için istenirse, takvim yılı itibarıyla yıllık beyanname verilebilecektir.
Söz konusu beyan sadece menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının alım-satımına ilişkin olarak yapılacak olup, faiz ve itfa gelirlerinin beyanı söz konusu değildir. Alım-satım işlemlerine ilişkin olarak beyan edilecek kazançlardan, aynı türden menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin olması şartıyla yıl içinde oluşan zararların tamamı mahsup edilebilecektir. Beyan edilen gelire, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan artan oranlı vergi tarifesi değil %10’luk stopaj oranı uygulanacaktır.
Beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergiler mahsup edilecek, mahsup edilemeyen tutar ise genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir. Mahsup ve iadenin yapılabilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin beyannameye dahil edilen kazançlara ilişkin olması şarttır.
Öte yandan, beyan yoluyla mahsup edilemeyen zararların, başka gelir unsurlarındaki kazanca mahsubu yapılamayacağı gibi ertesi yıllara devredilmesi de söz konusu değildir.

VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASINDA YAPILAN VADELİ İŞLEMLERDEN ELDE EDİLEN GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİ
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi uyarınca, Türkiye’de kurulu vadeli işlem ve opsiyon borsalarında (VOB’da) 2008 yılı sonuna kadar yapılan işlemlerden elde edilen kazançlar için tevkifat oranı sıfır olarak uygulanacaktır.

Bu kapsamda VOB’da 2007 yılında yapılan işlemlerden elde edilen kazançlar için de tevkifat oranı sıfır (%0) olarak uygulanır. Söz konusu sözleşmelerin vadesinin 2008 ve sonraki yıllara sarkması durumunda, bu sözleşmelerden doğan kazançlar üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.

Bu kapsamda, Türkiye’de kurulu vadeli işlem ve opsiyon borsalarında 2007 yılında yapılan işlemler sonucunda elde edilen kazançlar için hiçbir surette beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler verilecek beyannameye dahil edilmeyecektir.

VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI DIŞINDA YAPILAN VADELİ İŞLEMLERDEN ELDE EDİLEN GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİ
Gelir vergisi mükelleflerinin, Türkiye’de kurulu vadeli işlem ve opsiyon borsaları dışında (örneğin çalıştıkları banka ve aracı kurumla yaptıkları işlemler) 2007 yılında yaptıkları vadeli işlemlerden elde edilen kazançlar için banka ve aracı kurumlar %10 oranında tevkifat yapacaklardır.
Bankaların ve aracı kurumların taraf olduğu veya bunlar aracılığıyla yapılan; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte, ekonomik veya finansal göstergeye dayalı olarak düzenlenenler de dahil olmak üzere, para veya sermaye piyasası aracını, malı, kıymetli madeni ve dövizi alma, satma, değiştirme hak ve/veya yükümlülüğünü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri bu madde uygulamasında diğer sermaye piyasası aracı olarak kabul edilecektir.
Bu hüküm uyarınca, bankalar veya aracı kurumlar gelir vergisi mükellefi gerçek kişiler ile, bu nitelikte bir işlem yapmaları halinde; vadeli işlem veya opsiyon sözleşmesinin hükmünden yararlanıldığı anda, sözleşmeye baz alınan kıymetin piyasa fiyatına göre oluşan değeri ile işlem fiyatına göre oluşan değeri arasındaki fark üzerinden sözleşmenin sona erdiği tarih itibarıyla %10 oranında tevkifat yapacaklardır.
Bu kazancın bir kısmının sözleşmenin devamı sırasında lehdara ödenmesi halinde tevkifat yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Türev ürün sözleşmesi bir bütün olarak dikkate alınacak olmakla birlikte; birden fazla yıla yayılan türev ürünlere ilişkin sözleşmeden doğan kar yada zararın, dönemsel olarak ödenmesinin öngörüldüğü hallerde, her ödeme dönemi itibarıyla lehdara yapılan ödemelerden tevkifat yapılacaktır. Sözleşme dönemleri itibarıyla doğan zararlar ise daha önce zarar mahsubuna ilişkin yapılan açıklamalar çerçevesinde takvim yılı aşılmamak kaydıyla mahsup edilebilecektir.
Vadeli işlem veya opsiyon sözleşmeleri dolayısıyla ödenen komisyonlar ve banka ve sigorta muameleleri vergisi tevkifat matrahının tespitinde indirim dikkate alınacaktır.