24 Temmuz 2008 Perşembe
 

Petrolün Geleceği

2007 yılında dünyanın bilinen petrol rezerv miktarı 1.2 trilyon varil olarak belirlenmiş. Bunun 755 milyar varillik bölümü yani yüzde 63'ü orta doğu bölgesinde bulunuyor. Suudi Arabistan 264 milyar varillik bir rezervle dünya petrol rezervinin yüzde 21'ini elinde bulunduruyor. Onu 135 milyar varil ile İran, 115 milyar varil ile Irak, 100 milyar varile yakın rezervle Kuveyt izliyor. Ardından 100 ile 75 milyar varillik rezervler ile Birleşik Arap Emirlikleri, Venezüella ve Rusya geliyor. 

1997 yılında bilinen dünya petrol rezervi 1.1 trilyon varilmiş. Yani yeni petrol kaynakları ve rezervleri keşfi sonucunda 11 yılda rezervlere aşağı yukarı 100 milyar varil eklenmiş. 

Dünya genelinde 2007 yılında ortalama olarak bir günde 81.5 milyon varil petrol üretilmiş. Buna karşılık günlük tüketim 85.2 milyon varil düzeyinde gerçekleşmiş. Yani 2007 yılında dünyada her gün 3.7 milyon varil arz eksiği oluşmuş. Bu açık stoklardan karşılanmış, yani 2007 yılında stoklar günde 3.7 milyon varil eksilmiş. 1997 yılında petrol üretimi günde 72.2 milyon varil, tüketimi ise 73.6 milyon varilmiş. Yani günlük olarak 1.4 milyon varil düzeyinde bir arz eksikliği söz konusuymuş. Buna göre arz eksikliği ya da talep fazlalığı sürekli büyüyor.

1997'den bu yana dünya petrol tüketimi yüzde 16 dolayında bir artış göstermiş. Üstelik bu artış fiyatların artmasına karşın ortaya çıkmış. Zaten petrol fiyatlarındaki artışın temel nedenlerinden birisinin tüketimdeki, ya da bir başka ifadeyle talepteki artış olduğu biliniyor. Yani arz, talebi karşılayamayınca sistem birikimlerini kullanmaya yönelmiş, öyle olunca da fiyatlar yükselmiş. Bu şekilde tüketmeye ve üretmeye devam edersek ve eğer yeni petrol rezervleri keşfedilmezse 42 yıl sonra dünyada petrol kalmayacak. Bundan 20 yıl sonra rezerv ömrü 22 yıla inmiş bir dünyada petrol fiyatlarının ne olacağını tahmin edebilir misiniz?     

29 milyar varil petrol rezervine sahip olan ABD günde kabaca 6.9 milyon varil petrol üretiyor, 20.7 milyon varil tüketiyor ve günde 13.8 milyon varil açık veriyor. ABD'nin kendi petrol rezervleriyle ekonomisini çevirmesi olanaksız bulunuyor. Avrupa ve Avrasya'nın günlük üretimi 17.8 milyon varil, tüketimi 20.1 milyon varil, günlük petrol açığı 2.3 milyon varil. Avrupa ve Avrasya olarak genellendiği için sanki kendi kendine iyi kötü yeten bir bölgeymiş gibi görünen bu bölgede ülke bazına inince durum değişiyor. Bu bölgede üretenler Avrasya ülkeleri, tüketenler ise Avrupa ülkeleri. O nedenle Avrupalıların petrol karşısındaki durumu ABD'den daha iyi değil. Türkiye'nin rezervi de üretimi de yok (ya da yok denecek düzeyde) ama günde 666 bin varil tüketiyor ve bu tüketim düzeyi ile dünyada petrolü en çok kullanan ilk 25 ekonomi arasına giriyor. Asya Pasifik bölgesinde günlük petrol üretimi 7.9 milyon varil. Bunun 3.7 milyon varilini toplam 15.5 milyar varil rezerve sahip olan Çin üretiyor. Bu bölgenin günlük tüketimi 25.5 milyon varil. Yani bu bölgenin günlük petrol açığı 17.6 milyon varil. Çin tek başına günde 7.9 milyon varil petrol tüketiyor. 1997'de Çin'in tüketimi günde 4.1 milyon varildi. Fazla veren iki bölgeden ilki günlük 18.8 milyon varil fazla ile orta doğu bölgesi, ikincisi de günlük 1.1 milyon varil ile orta ve güney Amerika bölgesi.   

Yeni keşifler sonucu rezervler ne kadar artarsa artsın artan talebi karşılayacak eklemeler yapmanın imkânı olmadığı anlaşılıyor. Özellikle Çin ve Hindistan gibi nüfusu çok kalabalık olan ülkelerde zenginlik arttıkça ve petrole talep yükseldikçe sıkıntı hızla büyüyecek. ABD'nin Irak'ta ne işi olduğunu merak edenlere belki bu tablo bir fikir verebilir. Eskiden yalnızca ABD ve Avrupa petrol açığı verirdi. Son dönemde Çin'in de katkısıyla uzak doğunun açığı ABD'ye rakip olmaya başladı.

Önümüzdeki döneme petrol savaşları yön verecek.