Araştırma / Piyasa Yorumu

Aylık Bakış

12 Ocak 2018, 09.00

Temkinli İyimserliğe Devam

2017 sonunda 2018’e bakarken tüm piyasalarda genel olarak iyimserlik hakimdi. Biz de bunu 2018 Strateji Raporumuza yansıtmıştık. Gerçekten de Aralık ayı sonları ve Ocak ayının başları iyimserliğin hemen her yerde etkili olduğu, borsaların rekor kırdığı bir dönem oldu. Aslında temel olarak hala bu iyimserliği tamamen ortadan kaldıracak bir neden göremiyoruz, ancak birkaç işaret var ki «gözü kapalı iyimserlik» temasının, «temkinli iyimserlik» ile değiştirilmesi gerektiğini işaret ediyor

ABD’de enflasyonun kendisinde çok önemli bir fark olmamasına rağmen, enflasyon beklentilerini takip ettiğimiz göstergelerde bir hareketlenme var. Bu da 10 yıllık tahvil faizinin bir kez daha %2,5 seviyesini aşmasına yol açtı. Enflasyondan ziyade Fed faiz beklentilerini yansıtan 2 yıllık tahvil faizi ise Eylül ayından bu yana istikrarlı yükselişini sürdürüyor. Evet, hala kriz öncesi faiz/enflasyon dengesinin geçerli olmadığını düşünüyoruz, ancak faizlerdeki bu yükseliş ister istemez risk iştahında bir düzeltmeye neden olmalı.

Bu gelişmeler, enflasyonun kendisinden önce beklentilerini kontrol etmeyi amaçlayan Fed açısından da önemli. 31 Ocak’taki FOMC toplantısında faizde bir artış beklemiyoruz, ancak Mart ayı toplantısı bu tabloda faiz artışının kesin olarak geleceği bir ay olur. Keza piyasa fiyatlaması da FOMC’de üyelerin belirttiği üzere 2018’de 3 adet faiz artışı geleceğine dair kaymaya başladı.

Türkiye de kuşkusuz ilk başta aşırı iyimserlik ve sonrasındaki risk azaltma dalgasından payını aldı. TL ayın ilk haftasında değerlendi, faizler hafifçe geriledi, BIST100 de yeni zirvesini gördü. Ancak yukarıdaki gelişmeler, iyimserliğin tonunu azalttı. Bu ortamda yurtiçi gelişmelerin payı az olmakla birlikte, bize has jeopolitik konuların yeniden iç gündemde ilk sıralara yerleşmesi söz konusu gibi görünüyor. Olur da küresel piyasalarda risk azaltma eğilimi hakim olur ise, Türk mali piyasalarında benzer ülkelere göre daha çok baskı görmemiz söz konusu olacak. Öte yandan yurtdışı piyasalar açısından kötümser değiliz. Olası satışları uzun süredir ciddi bir düzeltme olmayan piyasalarda bir risk ayarlaması yapılıyor şeklinde okuyacağız.

Ay sonunda yurtiçinde açıklanmaya başlayacak bilançolar kısa vadede endeksten ziyade hisse bazlı hareketlerin görülmesine ve oynaklığın artmasına yol açabilir. Genel beklentimiz BIST100’ün kar satışlarının ardından yola devam edeceği yönünde. TL’de ise USD’nin küresel çapta zayıf kalacağı beklentisinden hareketle sınırlı da olsa bir değerlenme bekliyoruz. Faiz cephesinde ise yeni pek bir şey yok: Enflasyon beklentileri ciddi şekilde gerilemedikçe faizlerde anlamlı bir düşüş görmeyeceğiz.

KISACA

İlgili Ürünler

----
-
-
-

Haber Etiketleri