Araştırma / Piyasa Yorumu

Pusula

20 Haziran 2019, 08.00

"Fed’den Sonra"

Soru     : Bir ampul değiştirmek için kaç merkez bankası başkanı gerekir?

Cevap   : Sadece bir adet yeterli. Ampulü tutar ve dünyanın onun etrafında dönmesini bekler.

Hani bir şaka yaparsınız kimse gülmez, insanların espriyi anlamadığını düşünüp şakayı açıklamaya çalışırsınız, ortam iyice saçma bir hale gelir ya... Bu kez farklı, yukarıdaki fıkra bence de komik değil, çünkü gerçeğin bizzat ta kendisi. Fed bir şey yapıyor, sonrasında harekete geçmesine bile gerek yok, piyasalar onun etrafında dönmeye başlıyor. İşte dünkü toplantı da böyleydi…

Fed piyasaları hiç şaşırtmayarak dün akşam Temmuz ayı için faiz indirim sinyali verdi. Gerekçelerde de bilinmedik pek bir şey yok: Küresel büyüme kaygıları, ticaret savaşları, ABD’de enflasyonun yine düşmeye başlaması… Fakat yayınlanan ekonomik tahminlere baktığımızda Fed’in enflasyon dışında anlamlı bir revizyon yapmadığını, yani şimdilik tek bir faiz indirimi ile yetineceğini söyleyebiliriz. Bu indirimin mutlaka 25 bps olması gerekmiyor ama, 50 bps indirim de yapılabilir. Sonrasında Fed de gelişmeleri izleyecek.

Dünkü Pusula’da böyle bir faiz indirim sinyali verilmesi ile piyasalardaki iyimserliğin ivme azalsa dahi süreceğini düşündüğümüzü belirtmiştik. Bu anlamda da çok şaşırtıcı bir piyasa tepkisi görmüyoruz: Dolar endeksi düşüyor, ABD 10 yıllık tahvil faizi %2.0’nin altını gördü, ABD ve Asya borsaları artıda kapattı, altın ise düşündüğümüzden de hızlı bir hareketle $1395’e yükseldikten sonra $1380 civarında dengelendi. Bu ortamda gelişen ülke kurları ve TL de güne değer kazancı ile başladılar.

Peki, bundan sonra ne olacak?

  • Fed’in faiz indirim sinyali vermesi sonrasında geçen 1-2 ay zarfında USD zayıflama eğiliminde oluyor. Bu kez de farklı olmayacak. Gelişen ülke kurları için oldukça şanslı bir dönemdeyiz. Olur da bizim S400 konusu bir şekilde gündemden düşerse, TL’nin bundan büyük ölçüde faydalanacağı muhakkak. Tüm risklerimize karşın dünden bu yana TL’deki değerlenme, piyasanın TL’de önemli bir fırsat gördüğünün, ancak yatırımcıların kendilerini frenlediklerinin göstergesi. Bu noktada farklı bir görüşte değiliz; gelecek hafta sonu yapılacak G20 zirvesinde Türkiye-ABD devlet başkanlarının yapacakları görüşme artık gündemdeki en önemli konu. Buradan ehven-i şer bir sonuç bile çıksa TL’ye olumlu yansıdığını göreceğiz. Bu durumda TL’de %3-5 aralığında bir değerlenme beklenmeli. Sorunun devamı, hatta büyümesi durumunda ise çok daha farklı senaryolar gündeme geleceğinden şu anda bir tahmin yapmayı anlamlı bulmuyoruz. Ama bunun TL açısından olumsuz olacağı kesin.
  • EURSUD için aynı anda ECB’nin de harekete geçme niyetinde olması nedeniyle yükseliş potansiyeli sınırlı. Şimdilik 1.13-1.14 civarlarını tavan olarak görmek ve gelişmeleri izlemek gerek. Ancak Fed’in Temmuz’da 50 bps indirim yapması, devam edeceği sinyali vermesi, ECB’nin ise klasik tutuk tavrını sürdürmesi durumunda 1.15-1.16 seviyelerini konuşmaya başlarız.

  • Faizler dünyada düşmeye devam edecek. ABD 10 yıllık tahvil faizinin %1.8’leri görmesi olasılığı yüksek. Avrupa’da da benzer bir eğilim olduğu için geçen hafta “yaz aylarında eksi faizli tahvil stokunda yeni rekor seviye göreceğiz” tahminim gereksiz hızlı şekilde tuttu (yandaki grafik). An itibarı ile dünyada eksi faiz ile işlem gören tahvil stoku $12.5 trilyon seviyesinde ve bu daha da artacak. Bu durumda, her şey normal giderse elbette, bizim USD ve EUR cinsi tahvillerimizin faizleri de düşmeli. Aslında 2030 vadeli eurobond getirisine baktığımızda Mayıs’ın son haftasında %8.5 civarında iken şu anda %7.8, yani dünyadaki eğilime paralel olarak burada da bir gerileme gördük. Bunun kısa vadede devam etmesini bekleriz, ancak bir ay sonrası için yine aynı şeyi söylemek durumundayım: Önce ay sonundaki gelişmeleri bir görelim.

  • TCMB’nin eli kuşkusuz çok rahatladı. Piyasa yapıcısı (PY) bankalara politka faizinin 100 bps altında, yani %23 ile fon bulma imkanı sunan TCMB böylece ortalama fonlama maliyetini tüm sektör için %23.78’e düşürmüş oldu (Konu dağılmasın diye teknik ayrıntılara girmiyorum, ancak piyasaya sağlanan fonlama miktarında bir artış yok, fonlama maliyetindeki düşüş cüzi ve buralarda kalacak, TL short-FX long gitmek isteyen bir yatırımcı yine %24 ödeyecek. Bu yüzden bu hamleyi parasal gevşeme sinyalinden ziyade, PY sistemini cazip kılma ve Hazine ihalelerine talebi artırma amaçlı görüyoruz). Şimdi, yine ay sonunda Türkiye aleyhine çok güçlü bir hava görmez isek TCMB’nin Temmuz ayında harekete geçtiğini ve faiz indirdiğini görebiliriz. Piyasa da halihazırda 3 aylık vadede 150-200 bps indirim fiyatlıyor.

 

  • TCMB faiz indirim beklentisi tahvil faizlerine de yansıyor. Enflasyondaki düşüşün süreceği (burada para politikasından ziyade matematiksel gerçekler etkili) beklentisi ile birleşen faiz indirim fiyatlaması 2 yıllık tahvili faizini %236’dan %20 bileşik seviyelerine getirdi. Şimdilik coşku sürecektir, ancak %15 civarında bir enflasyon, %20 civarında bir fonlama maliyeti bile deseniz, %20’nin altındaki faiz seviyesi çok sürdürülebilir olmaz. Benzer bir görüşü 10 yıllık tahvil faizimiz için de ileri sürebiliriz. Ayrıca faizler için önemli bir konu daha olduğunu hatırlatayım: Bütçe performansı doğrudan Hazine iç borç çevirme oranını etkiler ve bu cephede soru işaretleri var.
  • Borsalar için dünyada neredeyse ideal bir ortam var. Fed faizi indirecek, ama büyüme konusunda kaygılı değil, yani hem şirketlerin satışları artacak, hem de maliyetleri azalacak. Neredeyse altın senaryo böyle bakınca. Ama ticaret savaşları, Avrupa’daki belirgin sorunlar diye düşünüp cilayı biraz kazıdığımızda alttaki pasları görebiliyoruz. O yüzden şimdilik yine kısa vade için küresel borsalarda coşkunun devamını bekleyeceğiz, ama sonrasını göreceğiz. Yalnız bunu kötümserlik anlamında değil de, yükselişin dayanağı olacak argüman bulamayabiliriz anlamında okumanızı öneririm. Dünya, kötümserlerin yandık, bittik temalı beklentilerine rağmen hala büyüyor, bunu tersine çevirecek, küresel kriz yaratacak bir emare de yok.
  • BIST için de yine şanslı bir döneme girdik, rüzgar bir kez daha arkadan esiyor. Küresel piyasalardaki iyimserliğin devamında, benzer ülkelere göre aşırı ucuz olan BIST’e bir miktar para girişi daha beklemek gerek. Son hafta içinde bankacılık hisselerine gelen alımların yoğunlaştığını görmüştk, bunu yuklarıdaki beklentilere bağlayabiliriz. Bundan sonraki süreçte, ara düzeltmeler görsek ve haber akışına bağlı oynaklık devam etse dahi, endekste ana hedefin bir kez daha 100 bin seviyesi olması mümkün. Elbette burada S400 konusunun bir şekilde çözüleceği, öteleneceği ya da az bir hasarla atlatılacağı varsayımı yapıyoruz. Bu konuda atılacak adımları gördükten sonra hangi sektör ve şirketlerin öne çıkacağını tekrar tartışacağız.
  • Bu esnada Araştırma ekibimizin model portföyünü ve performansını aşağıda görebilirsiniz.

KISACA

Soru     : Bir ampul değiştirmek için kaç merkez bankası başkanı gerekir?

Cevap   : Sadece bir adet yeterli. Ampulü tutar ve dünyanın onun etrafında dönmesini bekler.

İlgili Ürünler

XU100 ----
-
-
-

Haber Etiketleri