Finansal Terimler

Kaldıraç Oranı

Kaldıraç oranının düzeyi şirket pay (hisse)senetlerinin performansını etkiler. Kaldıraç oranı aynı zamanda şirkete borç vermeyi düşünen kreditörler ile o şirketin ihraç etmiş olduğu veya düşündüğü borçlanma araçları niteliğindeki sabit getirili menkul kıymetlerin performanslarını da etkiler.

Kaldıraç oranları şirketin karlılığı ile yakından ilgilidir. Konjonktürün ve şirketin karlılığının iyi olduğu zamanlarda hissedarların lehine çalışır. Karlılık arttığı zaman yatırmış oldukları tutar karşısında elde edecekleri kazançlarda artacaktır. Şirket karlılığının artması hisse başına kar veya hisse başına dağıtılabilir kar rakamlarının artmasının yanında şirket kar payı dağıtmayıp devamlı büyümeye devam ederse pay senedinin piyasa fiyatı veya borsa fiyatı artarak yatırımcılarının sermaye kazançlarını arttırır.

Eğer yabancı kaynaklar verimli kullanılırsa ve bu durumda karlılık artarsa hissedarların kazançları artacaktır.

Örneğin sırasıyla aynı sektörde faaliyet gösteren aynı büyüklükte iki şirketin sermaye yapıları sırasıyla şöyle olsun: Birinci şirket için 60 birim uzun vadeli yabancı kaynak ve 40 birim öz kaynak; diğer şirket içinse 30 birim uzun vadeli yabancı kaynak ve 70 birim öz kaynak. Her iki şirketin bilanço büyüklüklerine (uzun vadeli yabancı kaynaklar ve öz kaynakların toplamı) hesaplanan net karlılık oranları %20 olsun. Bu durumda her iki şirketin bilanço büyüklükleri aynı olduğundan her ikisi de 20 birim kar etmiş olacaklardır.

Kaldıraç oranı yüksek olan birinci şirketin öz kaynak karlılığı %50 (20/40) olurken, kaldıraç oranı düşük olan şirketin öz kaynak karlılığı yaklaşık %28,60 (20/70) olmaktadır.

Ancak kaldıraç oranı yüksek olan şirketlerin hissedarlarına olan riski daha fazladır. Uzun vadeli yabancı kaynaklar verimli kullanılmıyorsa veya konjonktürel nedenlerden dolayı şirketin performansı düşüyorsa kaldıraç oranı hissedarların aleyhine çalışır. Yukarıdaki örnekteki kar rakamını zarar rakamına çevirdiğimizde bu durum açıkça görülür.

Şirketin iflası veya tasfiyeye gitmesi durumunda yabancı kaynak sahiplerine yapılan ödemeler daima hissedarlardan önce geldiğinden hissedarların eline hiç bir şey geçmeyebilir.

Bu yüzden kaldıraç oranı yüksek olan şirketlerin pay senetlerinin risk primi de benzerlerine göre daha yüksektir. Diğer bir deyişle yatırımcıların bu tür pay senetlerine yatırım yapmaları için daha yüksek beklenen getiri elde etmeyi ummaları gerekmektedir. Başka bir deyişle bu tür pay senedi risk priminin daha yüksek olması normaldir.

Aynı zamanda kaldıraç oranın yüksekliği yeni borç verenler ile borç vermeyi düşünenler açısından da kredi riskini arttıran bir faktördür. Özellikle işlem gören tahvilleri varsa ya da yeni bir tahvil ihraç etmeyi düşünürse risksiz getiri oranına göre çok daha yüksek biri prim ödemeyi göze almak durumunda kalabilir. Kaldıraç oranının yüksekliği şirketin yeni tahvil ihraç edememesine veya kreditörlerden borç bulamamasına sebep olabilir.

Kaldıraç oranı bazı türev işlemler için de söz konusu olabilmektedir. Örneğin opsiyonlarda işlem yapılmak istenen dayanak varlık tutarının opsiyon primine oranı da kaldıraç olarak ifade edilir. Opsiyon alıcısı açısından kaldıraç ödemiş olduğu opsiyon priminin belirli bir katı kadar işlem yapma fırsatı elde edebileceği anlamına gelebilir. Eğer almış olduğu opsiyon karda bir opsiyonsa ve vadede opsiyon hakkını kullanırsa dayanak varlığın vadedeki spot fiyatına bağlı olarak karlılık oranı artar. Alıcı opsiyon hakkını kullanmaktan vazgeçerse bu durumda kaybı sadece ödediği prim kadar olacaktır. Opsiyon primini alıcının öz kaynağı olarak düşünebiliriz.

Örneğin %1'lik bir opsiyon primi ödeyerek Türk Lirası'na karşı 1.000 ABD Dolarlık bir işlem yapmak isteyen alıcının yatırdığı öz kaynak ve opsiyon hakkını kullanmadığında kaybedebileceği tutar en fazla 10 ABD Doları olurken, yatırdığı tutarın 100 katı büyüklükte bir pozisyon alabilecektir.

Opsiyon işlemlerinde satıcının kaldıraçtan dolayı riski alıcıdan her zaman daha fazladır. Eğer alıcı hakkını kullanmak ister ve vadede spot fiyata göre kendi aleyhine işlem yapmak zorunda kalırsa zararı tahsil etmiş olduğu primin kat ve kat üstüne çıkabilir.

Kaldıraç kavramı aynı zamanda vadeli işlem (futures) sözleşmelerinde de kullanılır. Vadeli işlem sözleşmelerinde alış ya da satış yönünde bir pozisyon almadan evvel işlem yapanlar ilgili borsaya işlem yapmak istedikleri dayanak varlık tutarının belirli bir oranında teminat yatırmak zorundadırlar. Bu teminat tutarı yatırımcılar açısından öz kaynak olarak düşünüldüğünde dayanak varlık tutarının teminat tutarına oranı da kaldıraç olarak nitelenir. Alıcı ve satıcı da fiyat dalgalanmalarının kendi aleyhine gitmeleri ve pozisyonlarını sürdürmeye ısrar etmeleri halinde daha fazla teminat yatırmak zorunda kalabileceklerinden yatırmış olduğu teminat tutarlarından daha fazlasını da kaybedebilirler.

Ancak pozisyonları kendi lehlerine gelişirse yatırmış oldukları teminat tutarlarından da fazla kazanma şansları vardır.

Örneğin 3.000 Türk Liralık kurdan 1.000 ABD Dolarlık vadeli işlem sözleşmesini almak isteyen bir yatırımcı 500 Türk Lirası teminat yatırdığında ve örneğin kur 2.5000'ye düştüğünde 500 Türk lirasının tamamını, eğer kur daha da aşağıya düşerse ve pozisyonunda ısrar ederse yatırdığı bu tutardan daha fazlasını kaybedebilir.

Eğer kur 3,5000'ye yükselirse bu durumda 500 Türk Lirası sermaye kazancı sağlayacağından karlılığı da %100 olacaktır.

Foreks işlemlerinde de kaldıracın işlemesi aynen vadeli işlem sözleşmelerinde olduğu gibidir.

Ders Etiketleri

Deflasyon Nedir?

Deflasyon, genel olarak piyasada fiyatların belirli bir zaman aralığında sürekli düşüş göstermesi durumudur.

  • Deflasyon, ücretleri düşürür.
  • Deflasyon, tüketimi kısar.
  • Deflasyonda, alıcılar karlı çıkar, borçlular zararlı çıkar.
  • Deflasyon, enflasyon yaratır.